Tez Koleksiyonu
Bu koleksiyon için kalıcı URI
Güncel Gönderiler
Öğe Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde Hasan Kallimci'nin 'Kayadaki Kurt' adlı destan romanının B1 seviyesine uyarlanması(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Ökmen, Damla Nur; Aydemir, Nermin ErYabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılan yardımcı okuma kitapları, dilin yalnızca dil bilgisi kurallarını değil aynı zamanda kültürünü, tarihini ve toplumsal yapısını öğrenmelerine olanak sağlayan önemli kaynaklardandır. Öğrencilere okuma kültürü kazandıran bu materyaller, dili kendi hızlarında öğretmekle birlikte özgüvenlerini de geliştirmektedir. Bu çalışmada Hasan Kallimci'nin Ergenekon Destanı'nı anlattığı epik romanından hareketle Türk dilini öğrenmeye çalışan B1 seviyesindeki okurların serbest okuma etkinliğinde yararlanabilecekleri bir materyal oluşturmak hedeflenmiştir. Hazırlanan çalışma ile öğrencilere hedef dilin kültürüne, mitolojisine ilişkin değerlerler sözlükler vasıtasıyla aktarılırken okuma-anlama etkinlikleriyle de öğrencilere verimli bir okuma deneyimi yaşatmak amaçlanmıştır. Alanyazında seviyelere göre okuma materyalleri oluşturulsa da çocuk edebiyatına ait eserlerden yararlanılmadığı ve özellikle roman türünde uyarlamaların oldukça az olduğu dikkat çekmektedir. Bu eksikliğin giderilebilmesi için çocuk edebiyatının önemli isimlerinden Hasan Kallimci'nin "Kayadaki Kurt" adlı romanı B1 seviyesine uyarlanmıştır. Çalışmanın amacına hizmet edecek kitap seçilirken derin ve sanatlı söyleşileri barındırmaması, dilinin sade, anlaşılabilir olması, sözcüklerin hedef kitleye uyarlanabilecek düzeyde olması ve öğrencilerin hedef dilin kültürüne, tarihine yönelik yapıları ilgi çekici bir olay örgüsü üzerinden sunacak nitelikte olmasına dikkat edilmiştir. Betimsel bir araştırma olarak belgesel tarama yönteminin kullanıldığı çalışmada roman, yapısal yaklaşıma uygun olacak şekilde uyarlanmıştır. Uyarlama esnasında Yunus Emre Enstitüsü Yedi İklim Türkçe Öğretim Seti'nin B1 seviyesine kadar kullanılan sözcükleri ve dil bilgisi yapıları kontrol edilmiş, okuma-anlama becerisine yönelik hazırlanan etkinliklerde ise Türkiye Maarif Vakfı tarafından oluşturulan Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Programı'nda yer alan B1 seviyesi kazanımları ölçüt olarak kabul edilmiştir. Seçilen metin, Bölükbaş'ın (2015) çalışmasında ortaya koyduğu metin uyarlama tekniklerine göre uyarlanmış, sözcüksel değiştirmeler ve kelime seçimi sürecinde ise Aydın'ın (2015) oluşturduğu öğrencilerin bilmesi gereken muhtemel kelime listesi, Ölker'in (2011) hazırladığı Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğüyle birlikte TDK'nin güncel sözlüğü esas alınmıştır. Uyarlama sonunda metinde geçen mitolojik kavramlar ve kültürel öğelere yönelik resimli bir sözlük, kelimeler için ise Türkçe-Türkçe bir sözlük oluşturulmuştur.Öğe Sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasının Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne olan ihracatına etkileri(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Çınar, Bekir; Yılmaz, GüneşBu çalışma, Avrupa Birliği'nin (AB) Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) Türkiye'nin ihracat yapısı üzerindeki potansiyel etkilerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Küresel iklim politikalarının evrimi ve AB'nin Yeşil Mutabakat düzenlemeleri çerçevesinde, SKDM'nin Türkiye açısından yarattığı riskler ve fırsatlar değerlendirilmiştir. Literatür taraması ve kamu kurumları ile meslek örgütleri temsilcileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda, SKDM'nin özellikle karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçılar için maliyet artışlarına yol açabileceği, ancak yeşil dönüşüme uyum sağlayan firmalar açısından uzun vadeli rekabet avantajı yaratabileceği belirlenmiştir. Araştırma bulguları, SKDM'nin ticaret dengesi üzerindeki olası etkilerini, firmaların pazar çeşitlendirme stratejilerini ve karbon fiyatlandırma mekanizmalarının önemini ortaya koymaktadır. Türkiye'nin AB pazarındaki konumunu koruyabilmesi için düşük karbonlu üretime uyum sağlaması gerektiği vurgulanmış, bu sürecin başarılı olması için finansman, altyapı geliştirme ve devlet desteklerinin kritik olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, Türkiye'nin AB dışındaki pazarlara yönelerek ticaret dengesini koruyabileceği ancak bunun için etkin ticaret anlaşmaları ve ihracat teşviklerine ihtiyaç duyduğu tespit edilmiştir. SKDM'nin uygulanmasıyla birlikte Türkiye'de emisyon ticaret sistemi ve karbon fiyatlandırma politikalarının hayata geçirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Görüşmeler, sanayi sektörünün düşük karbonlu üretime geçişini hızlandırmak için teşvik mekanizmalarının geliştirilmesi, teknoloji transferinin desteklenmesi ve karbon ayak izinin izlenmesine yönelik altyapının güçlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Türkiye'nin 2025 yılında yürürlüğe sokmayı planladığı İklim Kanunu'nun, yeşil dönüşüm sürecine ivme kazandırarak AB ile entegrasyonu güçlendireceği öngörülmektedir. Sonuç olarak, SKDM Türkiye'nin sanayi politikaları, ihracat stratejileri ve uluslararası ticaret ilişkileri açısından önemli bir dönüşüm sürecini beraberinde getirmektedir. SKDM'ye uyum sağlamak için kurumsal kapasitenin artırılması, karbon düzenlemelerinin etkin şekilde uygulanması ve yeşil finansman araçlarının devreye sokulması gerekmektedir. Türkiye'nin yeşil dönüşüm sürecini başarıyla yönetmesi, uzun vadede küresel ticarette rekabet avantajı elde etmesine olanak tanıyacaktır.Öğe Hasan Kallimci'nin 'Balasagunlu Yusuf', 'Bilgin Şehzade', 'Anadolu'dan Yükselen Ses' kitaplarının söz varlığı ve okunabilirlik açısından değerlendirilmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Nergiz, Eray; Aydemir, Nermin ErTürkçe dersinde öğrencilerin, okuduklarından ve dinledikleri/izlediklerinden hareketle söz varlığını zenginleştirerek dil zevkine ulaşmaları hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda araştırmada, Hasan Kallimci'ye ait Bilgin Şehzade, Balasagunlu Yusuf, Anadolu'dan Yükselen Ses adlı çocuk kitaplarının söz varlığı ve okunabilirlik açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın inceleme nesnesini bu üç çocuk kitabı oluşturmaktadır. Bu araştırmada, betimsel nitelikteki tarama modeli tercih edilmiş olup, çalışmanın verileri nitel veri toplama araçlarından olan doküman incelemesiyle elde edilmiştir. Araştırmada Bilgin Şehzade, Balasagunlu Yusuf, Anadolu'dan Yükselen Ses kitapları; deyimler, atasözleri, kalıp sözler, kalıplaşmış sözler, terimler ve ikilemeler açısından incelenmiş; TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Ömer Asım Aksoy'un Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Semra Bayraktar'ın Kalıp Sözler kitabı ve Hürriyet Gökdayı'nın Türkçede Kalıp Sözler makalesiyle söz varlığı tespiti yapılmıştır. Okunabilirlikleri ise Çetinkaya–Uzun ve Ateşman'ın okunabilirlik formüllerine göre belirlenmiştir. Söz konusu kitaplardan elde edilen söz varlığı bulguları, tablolar hâlinde frekanslarıyla birlikte sunulmuş; kitaptan rastgele seçilen cümlelerle örneklendirilmiştir. Her bir kitabın okunabilirliği ise kitaptaki cümle, sözcük ve hece sayıları tablolar hâlinde verilerek, ilgili formüllere göre hesaplanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular neticesinde, en fazla söz varlığının Anadolu'dan Yükselen Ses adlı kitapta; en az söz varlığının ise Balasagunlu Yusuf kitabında olduğu belirlenmiştir. Söz varlığı unsuru olarak en fazla deyimlerin, en az ise atasözü ve kalıplaşmış sözlerin kullanıldığı görülmüştür. Deyimleri sırasıyla terimler, kalıp sözler ve ikilemeler takip etmiştir. Her üç kitapta, Çetinkaya–Uzun ve Ateşman'a göre 8.–9. sınıflar seviyesinde ve kolay okunabilir düzeyde yer aldığı belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda ulaşılan bulgular, alan yazınındaki ilgili çalışmalarla karşılaştırılıp değerlendirilmiştir.Öğe Yabancılara Türkçe öğretiminde aşk konulu halk hikâyelerinin kültürlerarası etkileşim bakımından değerlendirilmesi (Metin inceleme)(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Mercanoğlu, Yağmur; Uysal, YavuzDil ve kültürün bütünleşik doğası gereği dil öğretim süreci aynı zamanda kültür öğretimini de kapsamaktadır. Dil öğretiminde kültürün anlaşılabilmesi dilin içerdiği kültürel unsurlarla mümkün olmaktadır. Türkçenin yabancılara öğretiminde, kadim Türk kültürünün tanıtılması ve idrak edilmesine olanak sağlayan kültürel ögeler kültürlerarası etkileşim süreçleri bakımından önem arz etmektedir. Araştırmada, Türk kültür ürünlerinden olan aşk konulu halk hikâyelerinin kültürlerarası etkileşimi sağlayabilecek hangi kültür unsurlarını içerdiğinin ve aşk konulu halk hikâyelerinin kültürlerarası etkileşim bakımından kullanılabilirliğinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma nitel bir araştırma olup tarama desenli betimsel bir çalışmadır. Çalışmada incelenen kültür unsurları, Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni ve alanyazında yer alan kültür unsurlarına ilişkin diğer sınıflandırmalardan hareketle rubrik bir tablo oluşturularak belirlenmiştir. Buna göre, kültürel unsurlar altı ana kategoride incelenmiştir: "Günlük Yaşam", "Kişiler Arası İlişkiler", "Değerler, İnançlar ve Eğitim", "Sosyal Yaşam, Gelenekler ve Ritüeller", "Edebiyat, Sanat ve Müzik", "Coğrafya ve Mekân". Her bir ana kategoriye ait alt kültür ögeleri ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Araştırma aşk konulu halk hikâyeleri ile sınırlandırılmış ve bu doğrultuda toplam beş aşk konulu halk hikâyesinin yazma nüshaları araştırmanın inceleme nesneleri olarak belirlenmiştir. Araştırmanın inceleme nesnelerini oluşturan; Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre, Elif ile Mahmut ve Âşık Garip hikâyelerinin yazma nüshaları doküman analizi yöntemiyle taranmıştır. Belirlenen kültür ögelerinin tespit edilip sınıflandırılmasında kodlama tekniği ve verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde belirlenen kodlar kategorilere yerleştirilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden olan betimsel istatistik (frekans-yüzde) aracılığıyla sayısal hâle getirilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen tüm veriler ışığında, yabancılara Türkçe öğretiminde aşk konulu halk hikâyelerinin kültürlerarası etkileşim bakımından kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; aşk konulu halk hikâyelerinin kültürlerarası etkileşim için çeşitli kültür unsurlarını içerdiği ve bu bakımdan kültürlerarası etkileşime olanak sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yabancılara Türkçe öğretimi, aşk konulu halk hikâyeleri, kültürlerarası etkileşim.Öğe P4C yöntemine göre yapılan fen bilimleri dersinin çocukların fen başarılarına, yaratıcı yazmalarına ve değer eğitimine olan etkisi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Adıgüzel, Kamile; Çapraz, CüneytBu araştırma, Çocuklar İçin Felsefe (P4C) temelli fen öğretiminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin fen başarısı, yaratıcılık düzeyi ve değer eğitimi kazanımları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Alanya ilçesinde yer alan bir devlet ilkokulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel veriler, deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desenle; nitel veriler ise eylem araştırması deseni doğrultusunda toplanmıştır. Kontrol grubuna Millî Eğitim Bakanlığı'nın mevcut öğretim programı doğrultusunda geleneksel yöntemle öğretim yapılmış; deney grubunda ise P4C yaklaşımına uygun olarak hazırlanan ders planları doğrultusunda fen öğretimi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel veri toplama yöntemlerinden yararlanılmıştır. Fen başarısı, öğrencilerin ön test ve son test puanları esas alınarak değerlendirilmiş; elde edilen veriler bağımlı örneklemler t-testi ve bağımsız örneklemler t-testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, deney grubunun ön test ve son test ortalamalarında artış olduğunu göstermiş; ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p < .05). Yaratıcı yazma düzeyi, öğrencilerin yazdığı hikâyeler doğrultusunda Fatma Susar Kırmızı'nın Yaratıcı Yazma Ölçütleri temel alınarak değerlendirilmiş ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulgular, deney grubunda yaratıcı düşünme becerilerinde anlamlı düzeyde bir gelişim olduğunu ortaya koymuştur. Değer eğitimi açısından ise P4C temelli öğretim sürecinin öğrencilere değerleri doğrudan aktarmaktan ziyade, bu değerlere kendi düşünsel süreçleriyle ulaşmalarını sağladığı belirlenmiştir. Öğrenciler; empati, adalet, sorumluluk ve iş birliği gibi temel değerlere ders süreci içinde kendiliğinden ulaşmış ve bu değerleri içselleştirmiştir. Sonuç olarak, P4C temelli fen öğretiminin öğrencilerin yaratıcı yazma becerilerini geliştirdiği, değerleri yapaylıktan uzak bir biçimde yapılandırmalarına olanak tanıdığı ve fen başarısı üzerinde olumlu etkiler oluşturduğu söylenebilir. Bu yönüyle P4C yöntemi hem bilişsel hem de duyuşsal gelişimi destekleyen bütüncül ve çağdaş bir öğretim yaklaşımı olarak öne çıkmaktadır.Öğe Turizmde yoğunlaşma temelinde yerel halkın mutluluğu ve turizm gelişimine desteği: Aşırı ve yetersiz turizm uygulamaları(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Çelik, Muhammet Necati; Çevirgen, AydınDünya genelinde insanların boş zamanlarında ve gelirlerinde yaşanan artış ile birlikte uluslararası hareketliliğin kolaylaşması her geçen gün daha fazla insanın seyahat etmesine olanak sağlamıştır. Destinasyonlar artan bu hareketlilikten aldıkları payı arttırarak daha fazla ekonomik fayda elde etmek için turizm arzını genişletmeyi sürdürmektedir. Ancak, özellikle sıklıkla ziyaret edilen popüler destinasyonlarda artan ziyaretçi sayıları yerel halkın turizmin olumsuz etkilerini derinden hissetmesine ve somut tepkiler göstermesine neden olmuş, aşırı turizm olarak adlandırılan bir kavram ortaya çıkmıştır. Bu durumun yakın gelecekte daha fazla destinasyonda yaşanacağı tahmin edilmektedir. Diğer taraftan, özellikle ağırlıklı olarak mevsimsel özellikte turizm ürünü ve hizmeti sunan turizm destinasyonlarında, düşük sezon dönemlerinde mevcut arzın altında kalan talep nedeniyle kullanılmayan atıl bir kapasitenin ortaya çıkması anlamına gelen yetersiz turizm durumu yaşanmaktadır. Her iki durumu yaşayan turizm destinasyonlarında da yerel halkın maliyet olarak algıladığı turizmin olumsuz etkileri nedeniyle yaşam şartları zorlaşmakta ve yerel halkın mutluluğu olumsuz yönde etkilenmektedir. Buradan hareketle, turizmde yoğunlaşma temelinde turizmin algılanan faydaları ve maliyetleri, yerel halkın iyi oluşu, mutluluğu ve turizm gelişimine olan desteği arasındaki ilişkilerin önemli olduğu düşünülerek bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Alanya, ağırlıklı olarak mevsimsel özelliğe sahip olan turizm ürünü ve hizmeti sunan ve her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan önemli bir turizm destinasyondur. Bu araştırmanın amacı, Alanya'da belirtilen değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi sonucunda yerel halkın yaşam şartlarının ve mutluluğunun turizm gelişiminden nasıl etkilendiğini ve onların mutluluğunun yerel halkın turizme yönelik desteğini nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Ayrıca, yaz ve kış dönemi olmak üzere iki aşamalı nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve anket yoluyla her iki dönemde toplam 1046 anket toplanmıştır. Toplanan veriler kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında Alanya'da turizm yoğunluğu hesaplamalarına göre aşırı turizm riski olduğu belirtilmiştir. Araştırmanın sonucunda, yerel halkın mutluluğunun onların turizm gelişimine olan desteğini etkilediği ve turizmin algılanan etkilerinin onların farklı yaşam alanlarındaki iyi oluşlarında belirleyici bir rol oynadığı ortaya koyulmuştur. Ayrıca, maddi, duygusal, sağlık ve güvenlik iyi oluşları ile kendini geliştirme değişkenlerinin yerel halkın mutluluğu üzerinde etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ek olarak, yerel halk tarafından turizmin algılanan maliyetleri ile onların iyi oluş boyutları arasındaki anlamlı ve olumsuz ilişkilerin kış döneminde yaz dönemine göre daha güçlü olduğu anlaşılmıştır. Alanya'daki karar alıcılara turizmde nicelik odaklı bir politika yerine nitelik odaklı bir politika izlenmesi, mevsimsellik sorununun ortadan kaldırılabilmesi için turizmde ürün çeşitlendirme ve yeniden pazar konumlandırma gibi faaliyetlerin yürütülmesi ve aşırı turizm sorunlarının ortaya çıktığı destinasyonlarda geliştirilen sürdürülebilir turizm politikalarının yakından izlenmesi gerektiği önerilmiştir.Öğe İlk okuma yazma öğretimi alanında yapılmış lisansüstü tezler ve türkiye merkezli dergilerde yayınlanan bilimsel makalelerin bibliyometrik analizi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2024) Sargın, Hacer; Bulut, SerdarBibliyometrik analiz çalışmaları bir kuramsal çerçeve ya da araştırma alanına ilişkin farklı bakış açıları oluşturulmasını sağlayarak araştırmacıyı mikro odaktan makro odağa doğru yönlendiren araştırmalardır. Bibliyometrik analizlerin ilk okuma ve yazma öğretimi temelinde öğretim sürecinde ulusal yaklaşımların farklı etkilerinin önemi göz önünde bulundurulduğunda ilgili modele yönelik eğilimi ulusal ölçekte ve detaylı bilgilerin yer aldığı, uzun soluklu araştırmaları içeren seminerler, tezler ve araştırmalar bağlamında ortaya koyan bir araştırmaya rastlanmamıştır. İlk okuma ve Yazma öğretimi özellikle son yıllarda hem ana dili Türkçe olan Türk kökenli öğrenciler ile ana dili Türkçe harici başka bir dil olan ve bir sebeple Türkiye'de ikamet eden iki dilli, çok dilli ve yarım dilli yabancı öğrencilerin ilkokulda ilk karşılaştıkları öğretimdir. Bu alanda başarılı olan öğrenciler diğer derslerin ve becerilen öğretiminde de başarılı olacaklardır. Bu sebeple son yıllarda bu alana yönelik yapılan ve yapılacak olan akademik çalışmalar ülkemizde giderek artan yerleşik yabancı nüfusla birlikte çok daha fazla önemli bir hâle gelmiştir. İlk okuma yazma alanında yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış birçok makale, kurultaylarda sunulmuş birçok tebliğ, basılmış ve elektronik kitap, kitap bölümü ve lisansüstü tez çalışması tespit edilmiştir. Hatta paneller, açık oturumlar ve söyleşileri de sayarsak ilk okuma ve yazma öğretimine yönelik çalışmalar hem nitel, hem nicel hem de karma desenle karşımıza çıkmaktadır. Ancak ilk okuma ve yazma öğretiminin temel alındığı araştırmaların genel olarak eğitim ve özel olarak sınıf eğitimi alanlarındaki eğilimlerini bibliyometrik parametreler (yayım yılı, lisansüstü tezlerde tez türü, yazıldığı üniversite, eğitsel alt disiplin, anabilim dalı, anahtar kelime, yöntem, veri toplama aracı, hedef grup, etik izin durumu, yazarların cinsiyet dağılımı, yazarların unvanları vb.) temelinde ortaya koyan bir araştırmaya ise rastlanmamıştır. Bu araştırma, alan yazının duyu organlarımızca algılanabilir olarak incelenmesine olanak sağlayan bibliyometrik analiz ile Türkiye'de ilk okuma yazma alanında yapılmış lisansüstü tezler ile Türkiye merkezli dergilerde yayınlanan bilimsel makalelerin bibliyometrik analizini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu vesileyle konu ile ilgili okuyucuyu genel manada bilgilendirmek ve okuyucuya bu anlamda ışık tutmak amaçlanmıştır. 110 lisansüstü tez ile Türkiye merkezli dergilerde yayınlanan 108 makalenin bibliyometrik analizi amaçlanmıştır. Çalışmamızda nitel ve nicel araştırmalarda kullanılan bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır.Öğe İlkokul Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin okunabilirliği ve hedef yaş düzeyine uygunluğu(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Bilgiç, Nurşah; Balcı, EmineOkullar öğrencileri ezbercilikten uzak, okuduğunu anlayan, eleştirel düşünebilen özgün bireyler olarak yetiştirebilen kurumlardır. Kullanılacak ders kitaplarının ise öğretim sürecinde önemli bir araç olduğu bilinmekte ve ilgili yazarların kitapları hazırlama aşamasında bazı ölçütleri dikkate alarak hazırlaması gerekmektedir. Hedef kitleye uygun metinler, çocukların derse karşı ilgisini artırmakla birlikte öğretmenlerin de işini kolaylaştırmaktadır. Bir metnin bireysel farklılıklar göz önünde bulundurularak hazırlanması, tüm öğrenciler için aynı anlama gelmesi ve öğretilecek konunun geneli tarafından açık bir şekilde anlaşılır olması önemlidir. Öğrencilerin okuma-anlama seviyesinin üzerinde yer alan metinler, okumayı ve anlamayı zorlaştırmakta ve çocukların derse karşı performanslarını da olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda okunabilirlik yaşanacak bu durumların önüne geçmek için bir araç niteliği taşımaktadır. Bu çalışma 2023-2024 yılı 1.- 4. sınıf Türkçe ders kitaplarının okunabilirliğini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin öğrenci seviyelerine uygun olup olmadığı araştırılmaktadır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden betimsel modele dayalı doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sürecince veriler doküman analizi ile toplanmıştır. Çalışmada dinleme-izleme metinleri, şiirler, tekerlemeler ve karşılıklı diyaloglardan oluşan metinler hariç 70 metin incelenmiştir. Çalışmada Ateşman (1997) (1997) ve Çetinkaya-Uzun (2010) (2010) okunabilirlik formülleri kullanılmıştır. Ateşman (1997) (1997) formülleri sonucunda değerlendirilen metinlerin 'kolay', 'orta' ve 'zor' düzey olarak çeşitlendiği görülmüştür. Bulgular incelendiğinde 1-4. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerden bazılarının öğrenci seviyelerinin üzerinde olduğu saptanmış ve bu durumun nedenleri tartışılmıştır.Öğe Türkiye'de sağlık turizmi yetki belgesi olan aracı kuruluşların dijital pazarlama kanallarının incelenmesi: Alanya örneği(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2024) Akbacı, Bedia; Övey, İshak SuatSağlık Turizmi her geçen gün artan popülarite ile birlikte ilgi odağı olmaya ve ülkeye gelir kazandırmaya devam etmektedir. Sağlık turistleri de bu artan popülarite ile tanıtımını iyi yapan ülkelere ve işletmelere doğru yönelmektedir. Kurumların dijital pazarlama kanalları tanıtım noktasında oldukça önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Sağlık Turizmi Yetki Belgesi'ne sahip acentaların dijital pazarlama kanalları incelenerek, dijital pazarlamanın önemini göstermektir. Bu araştırmada Alanya'da bulunan Sağlık Turizmi Yetki Belgesi'ne sahip toplam 9 acentanın web siteleri ve sosyal medya kanalları içerik analizi yöntemiyle araştırılmıştır. Aracı kuruluşların web sitelerinin incelenmesi, 22 Eylül - 10 Ekim 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın önemi dijital pazarlama kanallarının etkisini göstermektir. Yapılan içerik analizleri sonucunda araştırmaya katılan acentalar arasında sosyal medyayı aktif kullanan sayısı azdır. Sağlık turizmi için uluslararası ulaşılabilirlik düzeyi yetersizdir. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Dijital Pazarlama Kanalları, Sosyal Medya, Web Sitesi, AlanyaÖğe Damlataş Mağarası'nın astım ve KOAH hastalarına speleoterapi etkisinin belirlenmesi ve sağlık turizmi açısından değerlendirilmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2022) Karaaslan, Zehra; Küçüksayan, Aslınur SırcanDamlataş Mağarası'nın Astım ve KOAH Hastalarına Speleoterapi Etkisinin Belirlenmesi ve Sağlık Turizmi Açısından Değerlendirilmesi Speleoterapinin solunum yolu hastalığına sahip olan bireylerde dispne şiddetini azalttığı ve yaşam kalitesini arttırdığı bilinmektedir. Bu çalışma da speleoterapi etkisi olduğu bilinen Alanya Damlataş Mağarası'nın speloeterapi etki düzeyi ve sağlık turizmi açısından önemi araştırıldı. Alanya Damlataş Mağarası'na gelip speleoterapi deneyimi yaşayan hastalar üzerinde yapılan bu araştırma, Kasım 2019-Haziran 2021 tarihleri arasında Alanya Damlataş Mağarası'na speleoterapi amacıyla gelen ve çalışmaya katılma kriterlerini taşıyan astım veya KOAH hastası 28 birey ile yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirildi. Veriler Medical Research Council (MRC) Dispne Skalası, Saint George Solunum Anketi, SF-36 Yaşam Kalitesi Anketi, Beck Depresyon Anketi ve Beck Anksiyete Anketi kullanılarak toplandı. Çalışmadan elde edilen veriler IBM Statistics 25.0 paket programı yardımı ile analiz edildi. Verilerin normallik testi ve Cronbach's Alpha güvenilirlik değerinin tespitinin ardından, soruların frekans, yüzdelik, ortalama ve standart sapma değerleri belirlendi. Speleoterapi öncesi ve sonrası anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için Wilcoxon ve Paired Sample t testi kullanıldı. Çalışma sonucunda, astım ve KOAH hastalarında speleoterapi öncesi ve sonrası karşılaştırıldığında hastalık bulgularında anlamlı bir şekilde düzelme olduğu belirlendi. Speleoterapi uygulamasının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde katılımcıların solunumlarında düzelme sağladığı, yaşam kalitesini arttırdığı, dispne şiddeti ve anksiyete düzeyini azalttığı sonucuna varılmıştır (p<0.05). Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Termal Turizm, Speleoterapi, Damlataş Mağarası.Öğe Sağlık turizmi sektöründe faaliyet gösteren kurumların sağlık turizmi destekleri farkındalık düzeyinin incelenmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Caner, Şennur; Arslan, SedaSağlık turizmi, küresel ölçekte hızla büyüyen ve ülkeler için ekonomik, sosyal ve stratejik açıdan önemli bir sektör haline gelmiştir. Türkiye'de bu sektörün sürdürülebilir gelişimi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması, sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren kurumların kamu desteklerine ilişkin farkındalık düzeyleriyle yakından ilişkilidir. Bu çalışmada, Türkiye genelinde sağlık turizmi yetki belgesine sahip kurumların, Ticaret Bakanlığı tarafından sunulan desteklere yönelik farkındalık düzeyleri ile bu desteklerden yararlanma durumları, karşılaştıkları sorunlar ve önerileri değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini Türkiye'de sağlık turizmi faaliyeti gösteren 337 kurum oluşturmuştur. Veriler, uzman görüşleriyle yapılandırılmış anket formu aracılığıyla toplanmış ve SPSS 25.0 ile analiz edilmiştir. Frekans analizi, bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bulgular, katılımcıların desteklere ilişkin genel farkındalık düzeyinin orta seviyede olduğunu göstermiştir. Kurumların yalnızca %43,3'ü desteklerden yararlanmakta olup, başvuru sürecinde en sık karşılaşılan sorunlar karmaşık prosedürler, mevzuat değişiklikleri ve uzun ödeme süreleridir. İş birliği kuruluşlarının desteklere ilişkin farkındalık düzeylerinin diğer kurum türlerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada test edilen hipotezler sonucunda; kurum türüne, desteklerden yararlanma durumuna, danışmanlık hizmeti alma ve destekleri yeterli bulma değişkenlerine göre sağlık turizmi desteklerine ilişkin farkındalık düzeylerinde anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca son üç yıldaki sağlık turizmi gelir artış oranı da desteklere yönelik farkındalık düzeyini anlamlı biçimde etkilemektedir. Bu bulgular, desteklere erişim ve fayda algısının kurumsal özelliklere göre değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışma, sağlık turizmi desteklerinin etkinliğini artırmak için başvuru süreçlerinin sadeleştirilmesini, bilgilendirme ve eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılmasını önermektedir. Ayrıca sektörel iş birliklerinin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve başarılı kurumların ödüllendirilmesi gibi uygulamalarla farkındalık düzeylerinin artırılabileceği değerlendirilmektedir. Araştırma, literatürdeki farkındalık boşluğunu doldurarak gelecekteki çalışmalara yön verecek temel bulgular sunmaktadır.Öğe Sağlıklı yaşam turizmi deneyimi, iyi oluş ve sadakat ilişkisi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Acar, Sebahattin; Çevirgen, AydınSağlıkta meydana gelen değişimler ve bireylerin sağlıkla ilgili artan farkındalıkları, sağlıklı yaşam felsefesinin gelişmesini sağlamıştır. Bu gelişmeler, bireylerin sağlıklarını koruma, geliştirme ve iyi oluşlarını artırmaya yönelik seyahat davranışlarını da etkilemektedir. Bu bireylerin tatillerinde, sağlıkla ilgili hizmet veren işletmeleri tercih etmeleri sonucunda ise sağlıklı yaşam turizmi gelişmeye başlamıştır. Bu noktada sağlıklı yaşam turizmi ile ilgili deneyimler edinen turistlerin, iyi oluşlarını nasıl değerlendirdikleri ve bunun sonucunda ise sadakatlerinin ne yönde etkilendiği soruları sağlıklı yaşam turizmi pazarlaması açısından önemli hale gelmiştir. Bu sorulardan hareketle çalışmanın amacı, yukarıdan aşağı ve aşağıdan yukarı teorileri kapsamında sağlıklı yaşam turizmi deneyiminin, iyi oluş üzerindeki etkisi doğrultusunda turist sadakatinin ne yönde etkilendiğinin incelenmesidir. Bununla beraber turistlerin, sağlıklı yaşam turizmi deneyimi ile iyi oluşları arasında, boş zaman tatminlerine ilişkin rolünün incelenmesi de araştırmanın bir diğer amacıdır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çevrimiçi anket uygulaması yoluyla, Türkiye'de sağlıklı yaşam otellerinden daha önce hizmet almış bireylere sosyal medya aracılığıyla ulaşılarak toplamda 320 anket elde edilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bu veriler, PLS-YEM tekniğiyle analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda sağlıklı yaşam turizmi deneyiminin ve bu deneyime ilişkin eğlence ve fiziksel deneyim boyutlarının turist iyi oluşu üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber iyi oluşun da turist sadakatini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca turistlerin, sağlıklı yaşam turizmi deneyimi ile iyi oluşu arasında boş zaman tatmininin aracı rolünün olduğu da gözlemlenmiştir. Sonuç olarak literatür, karar vericiler ve turizm sektörü açısından teorik ve pratik çıkarımlar sunulmuştur.Öğe Sağlık turizminde uluslararası araştırma gündeminin bibliyometrik analiz yöntemi ile incelenmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Topal, Hande Gülcihan; Çeliker, NuriSağlık turizmi, son yıllarda hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde gelişim gösteren önemli bir araştırma alanı olarak öne çıkmaktadır. Farklı disiplinlerden birçok araştırmacının alana yönelik artan akademik ilgisi, literatürde kapsamlı ancak dağınık bir bilgi birikimi oluşmasına neden olmuştur. Bu bilgi birikiminin bütüncül bir çerçevede değerlendirilmesi, alanın mevcut durumunun anlaşılması ve gelecekteki araştırma yönelimlerinin belirlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı, sağlık turizmi alanında yayımlanan bilimsel literatürü bibliyometrik analiz yöntemiyle inceleyerek, alanın yapısal özelliklerini, entelektüel eğilimlerini ve tematik gelişim sürecini sistematik bir şekilde ortaya koymaktır. Bu kapsamda, Web of Science veri tabanında "health tourism" ve ilişkili toplam 15 anahtar kelime ile kapsamlı bir tarama yapılmış ve dahil etme kriterlerini taşıyan 1812 makale analiz kapsamına alınmıştır. Verilerin analizi, R programlama dili ile geliştirilmiş Biblioshiny yazılımı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öncelikle yayınlara yönelik tanımlayıcı analizler sunulmuş, ardından alana en fazla katkı sunan yazarlar, kurumlar, ülkeler ve eserler belirlenmiştir. Alanın kavramsal yapısı; anahtar kelime frekansları, trend konular, tematik haritalar ve ortak oluşum ağı analizleri (ortak kelime ağı ve ortak atıf ağı) aracılığıyla keşfedilmiştir. Ayrıca, ülke iş birliği analizleriyle literatürdeki coğrafi üretim merkezleri ve uluslararası etkileşimler görselleştirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, sağlık turizmi literatürünün yıllar içinde istikrarlı bir büyüme gösterdiğini, çok uluslu iş birliklerine dayalı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Sağlık turizmi alanında en çok bilimsel makale yayımlayan dergi v Sustainability, en üretken yazarlar Jeremy Snyder ve Valorie A. Crooks olarak ön plana çıkmaktadır. Simon Fraser Üniversitesi ise en yüksek üretkenliğe sahip akademik kurumdur. Ayrıca, Connel'in 2006 yılında Tourism Management dergisinde yayımlanan makalesi atıf sayısı verilerine göre alana en fazla katkı sağlayan eserdir. ABD, Çin ve Kanada literatüre en fazla katkı sağlayan ülkelerdir. Makalelerdeki küresel iş birliktelik ağları da bu ülkeler ekseninde yoğunlaşmaktadır. Türkiye ise en etkili ilk on ülke arasında yer almakta ve yükselen bir akademik üretim eğilimi göstermektedir. Medikal turizm, makalelerde en yüksek frekans değerine sahip anahtar kavramdır. Ayrıca, alanda sık kullanılan kavramlar arasında sağlık turizmi türlerini temsil eden (wellness ve spa turizm), hizmet sunumunu ve müşteri deneyimini yansıtan (hizmet kalitesi, tatmin, pazarlama), coğrafi odaklı (Hindistan, İran, Malezya ve Kanada) ve pandeminin etkilerini esas alan (covid-19) kavramlar dikkat çekmektedir. Sağlık turizmi literatüründe son yıllarda sürdürülebilirlik konulu çalışmalar trend hale gelmiştir. Tematik haritalama analizine göre; sınır ötesi üreme bakımı ve taşıyıcı annelik niş alanlar olarak öne çıkarken, bariatrik cerrahi ve hasta güvenliği alanda gelişmekte olan temalardır. Ortak atıf ağı analizi literatürde; (1) kuramsal ve kavramsal odaklı, (2) etik ve sosyo-kültürel boyutları ele alan ve (3) hasta davranışı, hizmet kalitesi ve destinasyon pazarlaması üzerine yoğunlaşan üç ana bilimsel kümelenme yapısı olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu çalışma, sağlık turizmi literatürünü analitik bir yaklaşımla özetleyerek, araştırmacılara ve uygulayıcılara alanın mevcut durumu ve gelişim potansiyeli hakkında bilgi sağlamaktadır.Öğe Medikal turizmde yetki belgesi olan özel hastane ve aracı kuruluşların yapay zeka kaygı algıları ve dijital teknolojiye yönelik tutumları arasındaki ilişkide endüstri 4.0 farkındalığının aracılık rolü: Antalya ili örneği(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Dağlı, Mehmet; Kocaman, SerpilDijitalleşme sürecinin hız kazandığı günümüzde, medikal turizm alanında hizmet sunan özel hastane ve aracı kuruluşlar, dijital teknoloji ve yapay zekâ temelli sistemlerle dönüşüm yaşamaktadır. Bu süreçte, çalışanların teknolojiye yönelik tutumları ve yapay zekâya dair algıları, dijital uygulamaların benimsenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu açıdan araştırmanın temel amacı, Antalya ilinde faaliyet gösteren ve Sağlık Turizmi Yetki Belgesi'ne sahip özel hastane ve aracı kuruluş çalışanlarının yapay zekâ kaygı düzeyleri ile teknolojiye karşı tutumları arasındaki ilişkide Endüstri 4.0 farkındalığının aracılık rolünü incelemektir. Araştırma modeli, Teknoloji Kabul Modeli, Teknofobi Yaklaşımı ve Yeniliklerin Yayılması Teorisi çerçevesinde oluşturulmuştur. Çalışma, nicel araştırma yöntemine dayalı olarak gerçekleştirilmiş; amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen evrene uygulanan anketler sonucunda elde edilen 418 veriden, geçersiz olanlar çıkarılarak 382 geçerli anket analizde kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği, Teknolojiye Karşı Tutum Ölçeği ve Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve AMOS programları aracılığıyla açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, korelasyon, regresyon ve Hayes Process Model 4 aracılığıyla aracılık analizi gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, yapay zekâ kaygısı ile teknolojiye karşı tutum ve Endüstri 4.0 farkındalığı arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişki bulunmuştur. Aynı şekilde, Endüstri 4.0 farkındalığının teknolojiye karşı tutum üzerinde pozitif etkisi tespit edilmiştir. Ancak, yapay zekâ kaygısının teknolojiye karşı tutum üzerindeki etkisinde Endüstri 4.0 farkındalığının aracılık etkisi istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Araştırma, dijital dönüşüm süreçlerinde çalışanların kaygı düzeylerini ve farkındalıklarının yönetilmesinin teknolojik adaptasyon açısından önemli olduğunu ortaya koymakta; sektörel strateji ve politika geliştirme açısından değerli çıktılar sunmaktadır.Öğe Sağlık turizmi ve ekonomisi üzerine denemeler(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Türk, Emrah; Arı, YakupBu tez, sağlık turizmi ve ekonomisi arasındaki ilişkinin anlaşılmasına katkı sunmaktadır. Sağlık turizmi ve ekonomisi üzerine denemeler başlıklı tez çalışmamız üç bağımsız aslî araştırmanın bir arada değerlendirildiği üç bölümden meydana gelmektedir. Bölüm 1 ve bölüm 2 bibliyometrik analiz ile sağlık turizmi ve sağlık turizminin alt başlığı olan medikal turizm konularında bilimsel bir haritalama ile tez çalışmasına ışık tutarken, bölüm 3 medikal turizm şirketlerinin pazardaki stratejik davranışlarını incelemek ve oynaklık transferi mekanizmalarını niceliksel bir çerçevede analiz etmektedir. İlk bölüm, çalışmada bibliyometrik verilerde sınırlılığı ortadan kaldırmak adına Web of Science Core Collection (WoS), Scopus ve PubMed veri tabanlarından bibliyografik veriler alınmıştır. Böylelikle yapılan çalışmanın alan yazındaki boşluklar hakkında önemli bilgiler sunacağı ve gelecekteki eğilimlerin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Yüksek kaliteli ve etkili bilimsel makaleleri barındıran Web of Science Core Collection (WoS) (2243), Scopus (830) ve Pubmed (360) veri tabanlarına ait 1990'dan 2023'e kadar ki zaman aralığında sağlık turizmi alanındaki yayınların bibliyometrik analizi yapılmıştır. 1990-2019 yılları arasında WOS'ta sağlık turizmi çalışmalarında 'health', 'tourism', 'health care' ve 'economic growth' öne çıkarken, 2020-2023 döneminde 'health' ve 'impact' kavramları öne çıkmıştır. Scopus verilerine göre ise 1991-2015'te 'tourism' ve 'human', 2016-2023'te 'human', 'adult' ve 'Coronavirus disease 2019' ön plandadır. PubMed verilerine göre 2013-2016 yıllarında 'humans', 'stem cell transplantation', 'communication' gibi kavramlar öne çıkarken, 2017-2022 döneminde 'medical tourism-economics/ethics', 'global health', 'travel', 'transients and migrants' gibi kavramlar öne çıkmıştır. İkinci bölüm, Web of Science Core Collection (WoS) (39) ve Scopus (63) veri tabanlarına ait 2008'den 2024'e kadar ki zaman aralığında medikal turizm şirketleri ve turizm hisseleri alanındaki yayınların bibliyometrik analizi yapılmıştır. Özellikle finansal etkiler, turizm ekonomisi ve sağlık hizmetlerine erişim gibi konular, bu çalışmanın temel odak noktaları arasında yer almıştır. COVID-19 pandemisi gibi küresel krizlerin medikal turizm üzerindeki yansımaları da araştırmalarda dikkate değer bir ağırlık taşıdığı sonucu elde edilmiştir. Son bölüm, medikal turizmde aktif rol oynayan, en büyük ve en likit 8 medikal turizm şirketinin (BDMS, AH, IHH, BH, FH, MMS, RHC, FMC), 02.01.2018 ile 12.12.2024 tarihleri arasındaki oynaklık yayılımı Diebold-Yılmaz bağlantılılık çerçevesi kullanılarak analiz edilmiştir. Böylelikle bu çalışmayla küresel sağlık turizminde aktif rol oynayan ve ülke borsalarında işlem gören ilk sekiz büyük şirketin hisse senedi volatilitesi arasındaki ilişkileri incelenerek dinamik piyasa ilişkilerinin tespiti sağlanmıştır. Medikal turizm endüstrisindeki uzun vadeli oynaklık, şirketleri uzun süre etkileyen sistemik, yapısal ve makroekonomik unsurlar tarafından şekillendiği tespit edilmiştir. İlgili dinamikler, dalgalanmalardan farklı olarak sürdürülebilir eğilimleri, stratejik değişiklikleri ve güçlü karşılıklı bağlılıkları yansıtır. Küresel sağlık krizleri, COVID-19 pandemisinde olduğu gibi, yalnızca kriz anında acil müdahale gereklilikleriyle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda krizin etkilerinin uzun vadede hissedilmeye devam ettiği yapısal şoklar meydana getirmektedir. Bu tür krizlerin ekonomi üzerindeki etkileri, Ersan ve çalışma arkadaşlarının 2018 yılında yayımlamış oldukları araştırmayla da ortaya konmuştur. Bu çalışmada, 2007-2008 finansal krizinin turizm sektöründeki hisse senedi fiyatları üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ifade edilmiştir (Ersan vd., 2018). Bu çalışma ile sağlık turizmi ve onun bir alt dalı olan medikal turizmin bibliyometrik analizi ile detaylı bir bilimsel haritasını oluşturmak, beraberinde çeşitli krizlere rağmen ayakta kalmayı sürdüren medikal turizm şirketlerinin pazardaki stratejik yaklaşımlarını incelemek ve oynaklık transferi mekanizmalarını niceliksel bir çerçevede analiz ederek alanın geleceğine yönelik araştırmacılara ve politika yapıcılara yol gösterecek öngörüler sunmayı amaçladık. Anahtar Sözcükler: Sağlık Turizmi, Medikal Turizm, Bibliyometrik Analiz, Diebold-Yılmaz Bağlantılılık, TVP-VAR,Öğe Yamaç paraşütü pilotlarının serbest zaman ilgilenimi ile etkinlik doyumu arasındakı ilişkide rekreasyonel akış deneyiminin aracılık rolü(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Şek, Hamit; Güngörmüş, Hamdi AlperBu araştırmanın amacı, yamaç paraşütü pilotlarının serbest zaman ilgilenimi ile etkinlik doyumu arasındaki ilişkide rekreasyonel akış deneyiminin aracılık rolünü belirlemek ve bazı demografik değişkenlere göre karşılaştırmaktır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen araştırmanın evrenini rekreasyonel amaçla yamaç paraşütü yapan sertifikalı pilotlar oluşturmaktadır. Örneklemi ise kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 70'i kadın, 336'sı erkek toplam 406 pilot oluşturmuştur. Araştırmada "Kişisel Bilgi Formu", "Serbest Zaman İlgilenimi Ölçeği", "Rekreasyonel Akış Deneyimi Ölçeği" ve "Etkinlik Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve Hayes Process Model 4 aracılık analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde serbest zaman ilgilenimi, rekreasyonel akış deneyimi ve etkinlik doyumunda cinsiyete göre anlamlı farklılık bulunmamıştır. Eğitim düzeyi açısından lisansüstü mezunlarının her üç ölçekte de lise ve üniversite mezunlarına göre anlamlı düzeyde daha düşük puanlar aldığı belirlenmiştir. Pilotluk seviyesi değişkeninde serbest zaman ilgilenimi açısından deneyimli pilotların başlangıç seviyesindeki pilotlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldığı tespit edilmiştir. Etkinliğe katılım sıklığı ve toplam sorti sayısı değişkenlerinde serbest zaman ilgilenimi açısından anlamlı farklılıklar elde edilirken, rekreasyonel akış deneyimi ve etkinlik doyumunda anlamlı fark bulunmamıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye bakıldığında serbest zaman ilgilenimi ile rekreasyonel akış deneyimi ve etkinlik doyumu arasında pozitif yönde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Aracılık analizi sonuçları, serbest zaman ilgileniminin etkinlik doyumu üzerindeki etkisinde rekreasyonel akış deneyiminin tam aracılık rolü oynadığını göstermiştir. Sonuç olarak; elde edilen bulgular neticesinde serbest zaman ilgileniminin rekreasyonel akış deneyimi aracılığıyla etkinlik doyumunu pozitif yönde etkilediğini ve deneyim düzeyinin bu ilişkilerde farklı düzeylerde etkili olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Serbest zaman ilgilenimi, Rekreasyonel akış deneyimi, Etkinlik doyumu, Yamaç paraşütü, Aracılık analizi.Öğe Nesnelerin interneti teknolojisi ile uzaktan kronik hastalık takibinin sağlık turizmine uyarlanabilirliğinin ulusal ve uluslararası yayınlarda metin madenciliği yöntemiyle incelenmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Gündoğmuş, Şafak Ezgi; Çelik, HümeyraÇağımızda teknoloji sayesinde dünyanın herhangi bir noktasında bulunan hizmetlere veya kişilere erişmek mümkün olmaktadır. Teknolojideki hızlı ilerlemeden bütün sektörler faydalandığı gibi tıp dünyası da faydalanmaktadır. Tıp ve turizm sektörlerini birleştiren sağlık turizminde ise teknoloji genellikle sosyal medya üzerinden pazarlama ve danışanlarla iletişim kurmada kullanılmaktadır. Öte yandan sağlık turizminde hastalar ülkeler arası seyahat ederek diledikleri uzmandan ikinci görüş edinmekte veya ihtiyaç duydukları tedavi hizmetlerini almaktadırlar. Ancak ülkelere sağlık turizmi amacıyla ziyaret gerçekleştiren sağlık turistlerinin teşhis ve tedavi işlemleri genellikle tek seferliğe özgüdür ve bu durum sağlık turizmindeki hasta sirkülasyonunu yavaşlatabilir. Medikal nesnelerin interneti, küresel kullanımıyla Tıbbi Nesnelerin İnterneti (IoMT) teknolojisi ile uzaktan hasta takibi gerçekleştirilerek kişilerin evlerinin konforunda dilediği ülkede bulunan bir uzmandan tedavi alması sağlanabilir. Bu çalışmada medikal nesnelerin interneti (MNİ) teknolojileri sayesinde hangi kronik hastalıkların ne şekilde sağlık turizmine katılabileceği sorusunun cevabı aranmıştır. Literatürde benzer çalışmalar mevcuttur. Ancak bu çalışma mevcut çalışmalardan yöntem ve kapsamlılık açısından ayrışmaktadır. Bu araştırmada literatür tarama yöntemlerinden olan kapsam incelemesi kullanılmıştır ve veriler metin madenciliği ile analiz edilmiştir. Bu nedenle nesnelerin internetinin sağlık alanında kullanımı üzerine yazılan 117 adet İngilizce ve 63 adet Türkçe makalede en sık bahsi geçen kronik hastalıklar ve bu hastalıklar için kullanılan giyilebilir sensörler metin madenciliği yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Bulgular, diyabet, obezite, hipertansiyon, kalp hastalıkları ve solunum yolu hastalıklarının MNİ teknolojisiyle sağlık turizmi kapsamında uzaktan takip edilebileceğini göstermiştir. Ayrıca glukometreler, tansiyon ölçüm cihazları, oksimetreler ve EKG gibi giyilebilir cihazların da MNİ ile uzaktan sağlık turizmi gerçekleştirme sürecinde en sık kullanılabilecek cihazlar olabileceği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre MNİ teknolojisinin sağlık turizmine entegre edilmesi hasta takibi açısından büyük potansiyel taşımaktadır. Bu bağlamda, sağlık turizmi sektöründe faaliyet gösteren kurumların MNİ teknolojisini benimsemesi küresel anlamda hasta takibini kolaylaştırarak kurumların bir adım öne geçmesini sağlayacaktır.Öğe Ekoturizm kapsamında tarım turizminin wellness yönünden incelenmesi: Gazipaşa örneği(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Çağlayan, Cahide; Candan, İbrahim AydınJeopolitik konumu, iklimi, tarihî ve kültürel birikimi, bitki örtüsü, doğal güzellikleri ve ekolojik çeşitliliği ile Türkiye; ekoturizm açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Kitle turizmine alternatif olarak gelişen ekoturizm faaliyetleri, çevreye duyarlılık ve yerel kalkınmayı ön plana çıkaran yapısıyla tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda dikkat çekmektedir. Tarım ve turizm sektörlerinin sentezinden oluşan tarım turizmi (agroturizm), alternatif turizm faaliyet kolları arasında yer almaktadır. Agroturizm; insanların kent yaşamından uzaklaşıp, çiftlik veya yerel tesislerde konaklayarak ya da günübirlik turlarla, tarımsal üretim süreçlerini deneyimleme, yöresel ve organik ürünlerden yararlanma imkanlarıyla yerel toplulukların kalkınmasına yardımcı, doğaya ve çevreye saygılı, sürdürülebilir bir ekoturizm koludur. Doğaya ve organik ürünlere duyulan ilginin artmasıyla, tarım turizmi giderek daha popüler hale gelmektedir. Son yıllarda giderek önem kazanan wellness kavramı da içerdiği doğal ve sağlıklı beslenme, sürdürülebilir yaşam ve stres yönetimi gibi unsurlar, tarım turizminin sunduğu deneyimlerle büyük ölçüde örtüşmekte ve bu iki kavramın birbirleriyle entegre edilebilir olduğu ifade edilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de ekoturizm kapsamındaki tarım turizmi wellness yönünden ele alınmakta ve örnek alan olarak Antalya ilinin Gazipaşa ilçesi incelenmektedir. Tarımsal üretim kapasitesi, doğal güzellikleri ve kırsal yapısıyla Gazipaşa, bu turizm türünün gelişimi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Çalışmada, kaynak taraması yöntemiyle dünyadaki ve Türkiye'deki tarım turizmi uygulamaları incelenmiş, nitel araştırma yöntemiyle de Gazipaşa ilçesi özelinde mevcut potansiyel analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, tarım turizminin kırsal kalkınmayı destekleyici, çevreyle ve wellness kavramıyla uyumlu bir turizm modeli olarak geliştirilebileceğini göstermektedir. Çalışma ile Gazipaşa'da wellness ile uyumlu tarım turizmi potansiyelinin gelişebilmesi için bir perspektif oluşturulmuş ve öneriler sunulmuştur. Uygulamalarının sürdürülebilirliği ve ekonomik katkısı açısından daha geniş kapsamlı saha araştırmalarına ve projelere ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Tarım Turizmi, Ekoturizm, Sürdürülebilirlik, Wellness, Gazipaşa.Öğe Sağlık turizmi yetki belgeli sağlık tesisi yöneticilerinin örgütsel ustalık ve girişimsel yönelimlerinin sağlık otelciliği hizmetleri ile değerlendirilmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Baştürk, Yusuf Alper; Candan, İbrahim AydınBu araştırma, sağlık turizmi yetki belgesine sahip sağlık tesisi yöneticilerinin örgütsel ustalık ve girişimsel yönelim düzeylerini belirlemek ve bu düzeyleri sağlık otelciliği hizmetleri bağlamında değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, yöneticilerin örgütsel ustalık ve girişimsel yönelim düzeyleri arasındaki ilişkiler analiz edilmiş; bu faktörlerin sağlık otelciliği hizmetleri ile olan ilişkisi ve etkileri incelenmiştir. Ayrıca, yöneticilerin demografik ve mesleki özelliklerinin söz konusu değişkenlerle olan farklılıkları ve bu değişkenler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırma, Türkiye genelinde basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 248 sağlık yöneticisi ile yürütülmüştür. Yöneticilerin demografik ve mesleki özellikleri ile örgütsel ustalık ve girişimsel yönelim düzeyleri arasında genel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ancak, örgütsel ustalık açısından görev süreleri ve çalışılan sağlık tesisi; girişimsel yönelim açısından ise görev türleri anlamlı farklılıklar sergilemiştir. Araştırma bulgularına göre, korelasyon analizi sonucunda örgütsel ustalık, girişimsel yönelim ve sağlık otelciliği hizmetleri değişkenleri arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Regresyon analizine göre ise, örgütsel ustalığın girişimsel yönelim üzerinde; örgütsel ustalık ve girişimsel yönelimin ise sağlık otelciliği hizmetleri üzerinde pozitif ve anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Yapılan aracılık analizi sonucunda, örgütsel ustalığın sağlık otelciliği hizmetleri üzerindeki etkisinde girişimsel yönelimin aracı rolü istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bu durum, örgütsel ustalığın sağlık otelciliği hizmetlerini doğrudan etkilediğini, ancak bu etkinin girişimsel yönelim aracılığıyla dolaylı olarak gerçekleşmediğini göstermiştir. Ayrıca yöneticilerin demografik ve mesleki özelliklerinin, örgütsel ustalık ve girişimsel yönelim nitelikleri üzerindeki etkileri incelendiğinde; örgütsel ustalık açısından sağlık tesislerinin anlamlı ve pozitif bir etkisi haricinde başta etkilere rastlanmamıştır. Araştırma bulguları, sağlık turizmi yetki belgesine sahip sağlık tesisi yöneticilerinin örgütsel ustalık ve girişimsel yönelim düzeylerinin, sağlık otelciliği hizmetlerinin kalitesi üzerinde anlamlı etkiler yarattığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, sağlık yöneticilerine yönelik eğitim programlarının; özellikle örgütsel ustalık ve girişimsel yönelim becerilerinin geliştirilmesine odaklanan, daha kapsamlı ve yapılandırılmış içeriklerle desteklenmesi önerilmektedir. Yöneticilerin profesyonel gelişim süreçlerine, söz konusu alanlarda uzmanlaşmalarını sağlayacak eğitim modüllerinin entegre edilmesi, sağlık otelciliği hizmetlerinin etkinliğini artırmada önemli katkılar sunabilir. Bu yaklaşım, sağlık turizmi sektöründe görev yapan yöneticilerin daha etkili ve verimli biçimde liderlik yapmalarına olanak tanıyacaktır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Örgütsel Ustalık, Girişimsel Yönelim, Sağlık Otelciliği Hizmetleri, Türkiye.Öğe Açık alan rekreatif etkinliklere katılan bireylerin risk alma ve motivasyon düzeylerinin incelenmesi(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2025) Oğuz, Tunahan; Ödemiş, MeriçRekreatif faaliyetlere katılım gösteren bireylerin katılım gösterdikleri etkinliklere göre aldıkları risk düzeyleri ve karşılığında aldıkları motivasyon düzeylerinin incelenerek risk ve motivasyon arasındaki ilişkinin incelenmesi.












