Yazar "Uysal, Yavuz" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 14 / 14
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Adıyaman halk kültüründe dua ve beddualar (alkışlar-kargışlar)(2019) Uysal, YavuzHalk kültürü ürünleri, halkın aynası ve geleceğe aktarılan mirasıdır. Dua ve beddualar halk kültüründe kültür aktarımını sağlayan önemli sözlü anlatım türlerinden birisi olup insanların günlük hayat içerisinde farkında olarak ya da olmayarak en fazla kullandıkları kalıplaşmış sözlerdir. İnsanların hayatın akışı içerisinde karşılaştıkları olumlu davranışlar karşısında alkışta bulunmaları ya da dua etmeleri ne kadar doğal bir durum ise karşılaştıkları kötü hadiseler karşısında tepki olarak kargışta bulunmaları ya da beddua etmeleri de bir o kadar doğal bir durumdur. Türk toplumu içerisinde iyi davranışlar her zaman takdir edilir. Bu takdir halk kültüründe dualarla karşılık bulur. Ancak beddualar için bu durum tam tersi yönde algılanır ve beddua etmekten mümkün olduğunca uzak durulmaya çalışılır. Geçmişten günümüze, aktarılarak gelen alkış ve kargışlar kalıp sözlerdir. Bu yönüyle atasözü ve deyimlerle benzerlik gösterirler. Bu çalışmada, Adıyaman ili ve çevresinde halen canlı bir şekilde kullanılmakta olan dua ve beddua örnekleri incelenmiş ve diğer türler ile aralarındaki bağlar ortaya konulmuştur.Öğe Adıyaman halk kültüründe evlilik ve evlenme törenleri(2019) Uysal, YavuzToplumun en küçük birimi olan aile, iki insanın birlikteliği ile oluşan ve toplumun çekirdeği konumundaki en küçük sosyal yapıdır. Bir milletin geleceğini tayin eden bu sosyal yapı, kültürel boyutta incelendiğinde Türkler arasında kutsallık derecesinde önemli görülen ve dinî inançlarla da tamamlanarak önemi arttırılan bir yapıya dönüşmüştür. Aile kavramının oluşmasının ilk basamağını oluşturan evlilik, dünyanın bütün milletlerinde görülen bir uygulama şekli gibi görülse de bu törenin oluşumu, öncesi ve sonrasında yapılan törenler, hemen hemen bütün milletlerde hatta bir milletin kendi içerisinde bile farklılık göstermektedir. Eş seçimi, eş sayısı, kız isteme, kına gecesi vb. uygulamalar, her kültürde kuralları ve sınırları belirlenerek insanların kültür mirasına işlenmiştir. Evlilik, insanların bireysellikten kurtularak yeni bir sosyal statü kazandıkları hem toplumsal hem de bireysel sorumluluklarıyla yaşam şekillerini değiştirdikleri, önemli dönüm noktalarından birisidir. Geleneksel yapı içerisinde uygulanmakta olan evlilik adına düzenlenen törenler, gün geçtikçe yok olmakta ve insanlar geleneksel uygulamaları, toplumsal yükümlülük statüsünden çıkarmaktadırlar. Bu çalışmada, Adıyaman ili ve çevresinde unutulmaya yüz tutmuş evlenme gelenekleri, evlilik çağı gelmiş iki insanın, tanışmalarından, düğün sonrası el öpme ziyaretine kadar geçirdikleri evreler, detaylı bir şekilde ele alınmıştır.Öğe Alanya Masallarının Duyarlık Eğitimi Bağlamında İncelenmesi(Mehmet Ali YOLCU, 2025) Uysal, Yavuz; Gökgül, MerveDuyarlı olma, duyarlık; bireysel ve toplumsal yaşamın önemli kavramlarındandır. Yardımsever, saygılı, hoşgörülü, insan-hayvan ve doğaya sağduyu ile yaklaşan, adaletsizliklere sessiz kalmayan, akıl ve kalpleri birlikte işe koşan bireyler yetiştirmek aile, eğitim ve toplumun hedefleri arasındadır. Bu hedeflere ulaşılmasında önemli rol oynayan duyarlık eğitimi bu çalışmada, edebiyat yapıtlarının sezdirimleriyle bireylere duygusal eğitim verilmesi şeklinde ele alınmıştır. Edebi yapıtlar birçok davranışın kazandırılmasında ve kalıcılığının sağlanmasında rol oynamaktadır. Bu bağlamda edebî yapıtlardan masalın duyarlık eğitimindeki yeri incelenmiştir. Beslendiği coğrafya ve kültür itibarıyla farklı ve zengin özellikler sergileyen, uzun çalışmalar sonucu derlenen 99 Alanya masalından amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen 10 örneklem; 34 farklı duyarlık başlığı dikkate alınarak incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmış olup veriler doküman incelemesi ile elde edilmiştir. İyilik yapmaya, paylaşmaya, hayvanlara, yoksullara yardım etmeye, dürüst olmaya karşı duyarlık Alanya masallarında sıkça yer alırken kadına, aşka-sevgiye, bilime, sanata, doğaya, sağlığa, öz güvenli olmaya, umutlu olmaya karşı duyarlık daha seyrek yer almıştır. Dilselliğe, barışa, mesleklere, kitap okumaya, dünya tarihine, çocukluk özelliklerine karşı duyarlık kavramları örneklemde bulunan masallarda görülmemiştir. Alanya masallarının doğrudan ya da dolaylı olarak birçok duyarlık kavramını bünyesinde barındırdığı tespit edilmiştir.Öğe Antalya’nın Gazipaşa İlçesinde Geleneksel Sağaltma Ocakları Üzerine Bir İnceleme(Mehmet Akif KARA, 2025) Uysal, YavuzBu çalışma, Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde günümüzde de devam eden sağaltma ocaklarını ve bu ocaklarda uygulanan tedavi yöntemlerini konu edinmektedir. Alan araştırması kapsamında yaklaşık on ocaklı ile görüşmeler yapılmış ve onların sağaltma pratikleri kayıt altına alınmıştır. Araştırmada boğaz kaldırma, yılancık, temriye, kurşun dökme, siğil, topuk dikeni, köstek kesme, göbek düşmesi, kalça ağrısı (tenge) ve kırık-çıkık ocakları gibi farklı rahatsızlıklara yönelik uygulamalar tespit edilmiştir. Tedavi süreçlerinde dua, muska ve niyaz gibi sözlü unsurların yanı sıra, tereyağı, sabun, zeytinyağı, keçi kılı, taş gibi çeşitli malzemelerden yararlanıldığı görülmüştür. Ayrıca masaj, ovma, vakumlama, bıçakla sembolik kesme, kurşun dökme gibi yöntemler de sağaltma sürecinde kullanılmaktadır. Bulgular, Gazipaşa’da halkın modern sağlık hizmetlerine ulaşma imkânına rağmen ocaklara yönelmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır. Ocaklıların el verme yoluyla kuşaktan kuşağa aktardıkları bilgi ve deneyim, yörede yalnızca tedavi aracı değil, aynı zamanda sosyal dayanışma ve kültürel sürekliliğin de göstergesi olmuştur. Çalışma, Gazipaşa örneği üzerinden ocak kurumunun günümüzdeki görünümünü, tedavi çeşitliliğini ve kültürel önemini belgelemektedir.Öğe Dîvânu Lugâti’t Türk ve Dede Korkut’ta Kültürel Kodların Dilbilimsel İncelemesi(Onur Alp KAYABAŞI, 2025) Uysal, YavuzDîvânu Lugâti’t Türk ve Dede Korkut Hikâyeleri, Türk milletinin dilini, kültürel kimliğini ve düşünce dünyasını yansıtan anıt eserler arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, söz konusu eserlerden seçilen kesitler, modern dilbilimin temel kavramları olan dil–söz, dizi–dizim, kod kopyalama ve edim–edinç çerçevesinde incelenmiştir. Çalışmanın amacı, kesitlerdeki kültürel kodları ve düşünüş biçimlerini ortaya çıkarmak, bunların iki eser arasındaki ilişkilerini değerlendirmek ve Türk dilinin tarihî süreç içerisindeki gelişimine ışık tutmaktır.Araştırmada öncelikle Ferdinand de Saussure’ün dil–söz ve dizi–dizim ayrımları, Noam Chomsky’nin edim–edinç yaklaşımı ve Lars Johanson’un kod kopyalaması kavramı temel alınmıştır. Bu kuramsal çerçeve doğrultusunda seçilen kesitler analiz edilmiş, ortak temalar, semboller ve kültürel kodlar belirlenmiştir. İncelemeler sonucunda her iki metinde de zulüm ve güç çatışmaları karşısında masumların zarar görmesi, adalet arayışı, toplumsal birlik ve dirlik gibi kodların öne çıktığı görülmüştür. Ayrıca, Dede Korkut kesitinde bu kodların daha işlevsel, ayrıntılı ve zengin bir biçimde işlendiği, Türkçenin tarihî süreçteki ifade gücünün geliştiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, seçilen kesitler üzerinden yapılan karşılaştırmalı analiz; Türk kültürünün ve dilinin sürekliliğini, kimlik inşasındaki rolünü ve halk bilimi unsurlarının dil aracılığıyla nasıl aktarıldığını göstermektedir. Çalışma, Türk dilinin tarihî gelişimine dair bulgular sunmakla birlikte halk bilimi ve dilbilim eksenli yeni araştırmalara da zemin hazırlamaktadır.Öğe Gazipaşa folklorunda maniler(2019) Uysal, YavuzTürk halk şiiri ürünleri içerisinde en yaygın türlerden birisi olan mani, hem söylenişindeki ahenk hem de üstlenmiş olduğu derin anlam yükü ile bütün insanların dikkatini çeken; ancak sadece belli yetenekleri olan kişiler tarafından söylenebilen bir türdür. Mani yakma, mani düzme gibi ifadelerle de adlandırılan bu gelenek, Anadolu coğrafyasının hemen her köşesinde farklı bir şekilde icra edilse de toplumsal değişimlere kayıtsız kalamamış ve söyleyicileriyle birlikte yavaş yavaş kaybolmaya başlayan bir tür haline dönüşmüştür. Toplum için önem arz eden kına gecesi, düğün, bayram, hıdırellez, Ramazan geceleri ve sünnet merasimleri gibi özel günlerin vazgeçilmez sözlü kültür ürünü maniler, kısa ve akılda kalıcı olup; üstlenmiş olduğu anlam yükü ile diğer sözlü anlatım türleri içerisinde kendisine yer bulmuş ve Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu çalışmada, mani türü ve mani söyleme geleneği hakkında genel bilgiler verilip, Antalya’nın Gazipaşa ilçesinden derlenen 98 mani örneği kendi içerisinde tasnif edilerek, yöresel özelliklerin mani türü üzerindeki etkisi incelenmiştir.Öğe GELENEKSEL YÖRÜK OYUNLARININ KÜLTÜREL İŞLEVLERİ: ALANYA ÖRNEĞİ(Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, 2026) Uysal, YavuzBu çalışma, Alanya Yörük çocuk oyunlarının kültürel işlevlerini, toplumsal aktarım mekanizmalarını ve güncel dönüşümler karşısındaki durumunu incelemektedir. Geleneksel Yörük yaşamının doğa merkezli yapısı içerisinde şekillenen çocuk oyunları; dayanışma, paylaşma, sorumluluk alma, ritüel davranış ve sözlü kültür gibi değerleri kuşaktan kuşağa aktaran birer kültürel bellek mekânı niteliği taşımaktadır. Araştırmada Ahmet Olgun’un Yörük Çocuk Oyunları eseri temel alınmış ve temsil gücü yüksek sekiz oyun kültürel işlevleri bakımından değerlendirilmiştir. Bulgular, oyunların çocuklarda sosyal uyum, topluluk aidiyeti, beden hâkimiyeti, stratejik düşünme ve doğa algısı geliştirdiğini göstermektedir. Ancak dijitalleşme, kentleşme ve yayla kültürünün zayıflaması gibi faktörlerin bu oyunların aktarımını tehdit ettiği görülmektedir. Sonuç olarak Yörük çocuk oyunları, kültürel sürekliliğin korunmasında stratejik öneme sahip olup eğitim ve kültürel miras programlarıyla desteklenmesi gerekmektedir.Öğe Güney Sibirya Türklerinin Hayvan Masallarında Eğitici Mesajlar(Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV), 2025) Uysal, Yavuz; Arıcı, FüsunBu çalışma, Güney Sibirya Türk topluluklarına ait (Hakas, Altay, Tıva) hayvan masallarını eğitsel işlevleri açısından incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, söz konusu masallarda yer alan değerlerin, ahlaki ilkelerin ve kültürel normların aktarım biçimlerini ortaya koymaktır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmış; veriler, Yavuz Uysal’ın Hakas Masalları, İbrahim Dilek’in Altay Masalları ve Mehmet Aça’nın Tıva Halk Masalları adlı eserlerinde yer alan toplam 65 hayvan masalından elde edilmiştir. Masal metinleri çözümlenirken karakterlerin davranış örüntüleri, olay örgüsü içindeki rolleri ve sonunda verilen eğitici mesajlar dikkate alınmıştır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular, Güney Sibirya Türklerinin hayvan masallarında zekâ, dürüstlük, yardımseverlik, sabır, çalışkanlık, dayanışma ve doğaya saygı gibi değerlerin ön plana çıktığını göstermektedir. Ayrıca masallarda zayıf fakat akıllı karakterlerin güçlü ve kibirli varlıklara karşı başarı kazanması, bireysel direncin ve aklın gücünün toplumsal değer olarak yüceltildiğini ortaya koymaktadır. Masalların bu yönü, Vygotsky’nin sosyokültürel öğrenme kuramı ve halkbiliminin işlevselci yaklaşımıyla uyumludur. Güney Sibirya Türk masalları, yalnızca halk anlatıları değil, aynı zamanda bireyin toplumsal yaşama uyumunu kolaylaştıran ve kültürel belleğin aktarımını sağlayan pedagojik metinlerdir. Çalışmanın bulguları, masalların halk eğitimi, kültürel süreklilik ve değerler öğretiminde işlevsel bir araç olduğunu göstermektedir.Öğe MARRIAGE AND WEDDING CEREMONIES IN THE FOLK CULTURE OF ADIYAMAN(Selcuk Univ, Inst Turkish Studies, 2019) Uysal, YavuzBeing the tiniest unit of society, the family is the social group emerging with the decision of two people at least in sharing the life together. When this social structure, which determines the future of any nation, to be considered in cultural terms, it can be easily observed that this structure is considered to be highly important and emphasized with religious codes. Though marriage, as the first step to family, seems to be a universal form of application at all the human groups on earth, the formation and the procedures on the eve and in the aftermath of it show a wide range of diversities at almost all the nations, even within any nation. Such rituals as selecting spouse, number of spouses, asking for the maiden from her family, henna night are embedded in the cultural heritage of humankind along with the determined codes and limits in every cultural setting. Marriage is one of the most significant turning points by which the people obtain a new social status and change their lifestyles by leaving individuality. The wedding ceremonies conducted in traditional structure turn to vanish day-by-day as the people consider traditional practices as unnecessary details. This study focuses on the traditional marriage practices and related phases in Adiyaman and its vicinity, ranging from meeting of two people to be married with each other to kissing hands of their elder family members.Öğe Psikolojik Sermayenin İzlerini Türkülerde Sürmek: Repertuar Dışı Türküler Üzerine Bir İnceleme(Manisa Celal Bayar University, 2025) Öztürk, Mehmet; Uysal, YavuzBu çalışmada, türküler pozitif psikolojik sermaye çerçevesinde incelenmiştir. Bu amaçla; Repertükül adlı internet sitesinin “repertuar dışı” bölümünde yer alan 1982 türkü araştırmacılar tarafından incelenmiştir. Çalışmada nitel araştırma deseni benimsenmiş, doküman analizi ve tematik içerik analizi yapılmıştır. 1982 türkülerden 45 tanesinin psikolojik sermaye (umut, iyimserlik, özyeterlilik, dayanıklılık) kavramlarıyla ilişkili olduğu belirlenmiştir. Psikolojik sermayenin umut bileşeni altında yer alan 10 türkü, kadere güven, sabır, direnç ve pes etmeme, kavuşma temaları altında ele alınmıştır. İyimserlik bileşeni altında yer alan iki türkü bulunmaktadır. Dayanıklılık bileşeni altında yer alan 24 türkü, bilinen zorluk-kabulleniş, birliğin gücü, sevginin gücü, mücadele ve direnç ile inanç temelli olmak üzere beş tema altında incelenmiştir. Özyeterlilik boyutunda ise 9 türkü belirlenmiş olup; kendine güven, mücadele ve direnç ile değer temelli temaları altında değerlendirme yapılmıştır. Sonuçların psikolojik sermaye literatürüne kültürel bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.Öğe ŞAH İSMAİL VE GÜLİZAR HANIM HİKÂYESİ ALANYA VARYANTI ÜZERİNE MUKAYESELİ BİR İNCELEME(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2020) Uysal, YavuzSözlü anlatı geleceğinin önemli bir parçası olan halk hikâyeleri içerisinde önemli bir yeri olan Şah İsmail hikâyeleri; tarikat şeyhliği, devlet adamlığı misyonlarının yanı sıra şairliğiyle de öne çıkan Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’in ismi etrafında oluşmuş anlatılardır. Bu hikâyeler; Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu’ya kadar yayılmıştır. Çeşitli yazma nüshalar ve sözlü varyantlar bu bölgelerde tespit edilmiş olsa da günümüzde sözlü kaynaklardan derlenen Şah İsmail hikâyelerinin bazı bölümlerinin unutulmaya başlandığı görülmüştür. Alanya’dan derlenen Şah İsmail Hikâyesi, gelenekteki zayıflamaya verilebilecek örneklerden bir tanesidir. Bu çalışmada ilk olarak halk hikâyeleri ile ilgili genel bilgiler verilmiş olup; daha sonra Şah İsmail’in hayatı ve edebi kişiliğinden bahsedilmiştir. Çalışma kapsamında ilk olarak motif ve epizot yapılarını incelediğimiz Milli Kütüphane Nüshası, Grek Nüshası, Süleymaniye Nüshası ve Alanya Varyantı ile ilgili kısa bir açıklama yapılmış, bu nüshaların ve varyantların kendi aralarındaki farkları açıklanmaya çalışılmıştır.Öğe ŞAH İSMAİL VE GÜLİZAR HANIM HİKÂYESİ ALANYA VARYANTIÜZERİNE MUKAYESELİ BİR İNCELEME(2020) Uysal, YavuzSözlü anlatı geleceğinin önemli bir parçası olan halk hikâyeleri içerisinde önemli bir yeri olan Şah İsmail hikâyeleri; tarikat şeyhliği, devlet adamlığı misyonlarının yanı sıra şairliğiyle de öne çıkan Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’in ismi etrafında oluşmuş anlatılardır. Bu hikâyeler; Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu’ya kadar yayılmıştır. Çeşitli yazma nüshalar ve sözlü varyantlar bu bölgelerde tespit edilmiş olsa da günümüzde sözlü kaynaklardan derlenen Şah İsmail hikâyelerinin bazı bölümlerinin unutulmaya başlandığı görülmüştür. Alanya’dan derlenen Şah İsmail Hikâyesi, gelenekteki zayıflamaya verilebilecek örneklerden bir tanesidir. Bu çalışmada ilk olarak halk hikâyeleri ile ilgili genel bilgiler verilmiş olup; daha sonra Şah İsmail’in hayatı ve edebi kişiliğinden bahsedilmiştir. Çalışma kapsamında ilk olarak motif ve epizot yapılarını incelediğimiz Milli Kütüphane Nüshası, Grek Nüshası, Süleymaniye Nüshası ve Alanya Varyantı ile ilgili kısa bir açıklama yapılmış, bu nüshaların ve varyantların kendi aralarındaki farkları açıklanmaya çalışılmıştır.Öğe Vital Cuinet’in Gözlem ve Değerlendirmelerinde Hacı Bektaş-ı Veli Tekkesi(2020) Uysal, YavuzOsmanlı Devleti’nden alacaklı konumdaki Duyun-ı Umumiyenin alacaklarını tahsil etmek amacıyla devletin gelir kaynaklarının belirlenmesi görevini yürüten Vital Cuinet, 1880 ile 1892 yılları arasında kaldığı süre boyunca Türk topraklarında görevi gereği bütün mülki, idari birimleri dolaşırken çeşitli konularda bilgiler vermektedir. Cuinet’in aktarmış olduğu bu bilgiler, on iki yıllık süreci kapsayan bu dönem içerisinde Hacı Bektaşi Veli ve tekkesi hakkında geniş bilgiler sunmaktadır. Tekkenin fiziki özelliklerinin yanında, insanlara sunmuş olduğu sosyal olanaklar ve toplumsal birlikteliği oluşturma adına üstlenmiş olduğu misyon, Fransız bir araştırmacının kaleminden günümüze aktarılmış ve o dönem ile günümüz arasında bağlantı kurma adına önemli bir kaynak olma görevini üstlenmiştir. Kıyafet özelliklerinden, derviş olabilme şartlarına; halk hekimliği uygulamalarından, tarihi kökenlere ve ekonomik faaliyetlere varıncaya kadar aktarılan bu kültürel hazine, Alevi-Bektaşi geleneği açısından oldukça önemli bir kaynaktır. İslami ve ahlaki değerlere dönemsel bakış açısını da ele alan Cuinet, aktarımında, tekkeye kabul esaslarının sınırlarını da belirterek ahlaki değerlerin önemini açıkça ifade etmiştir. Müslim ve gayrimüslim kesim tarafından kabul gören Hacı Bektaş-ı Veli Tekkesinin birleştirici etkisini açıkça ifade eden Cuinet, Aziz Haralambos ile Hacı Bektaş-ı Veli arasındaki benzerlikleri belirterek, bu kabulün nedenlerini açıklamaya çalışmıştır. Hacı Bektaşi Veli’nin Osmanlı Devleti içerisinde bulunan Yeniçeri Ocağı ile bağlantısı da çalışma içerisinde belirtilmiş ve ocağın piri olan Hacı Bektaş-ı Veli’nin ve Yeniçeri Ocağı’nın tarihi sürecine vurgu yapılmıştır.Öğe YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE ATASÖZLERİ VE DEYİMLERİN KÜLTÜR AKTARIMI ARACI OLARAK ŞARKILARLA KULLANIMI(Mehmet Akif KARA, 2023) Uysal, Yavuz; Karakuş, SelviDil öğretiminde dil ve kültür bir bütündür. Bir milletin diliyle kültürü arasında sıkı bir ilişki vardır. Dil öğretilirken aynı zamanda o milletin yaşantısı ve kültürü de aktarılır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde atasözleri ve deyimlerin kültür aktarımında önemli bir yeri vardır. Bu çalışmada atasözü ve deyimlerin kullanıldığı şarkıların incelenmesi amaçlanmaktadır. Amaç doğrultusunda şarkılar belirlenmiştir. Bu şarkılarda var olan atasözleri ve deyimler tespit edilmiş, tablo halinde verilmiştir. Şarkılarda geçen atasözü ve deyimlerin sıklığı tespit edilmiştir. In teaching a foreign language, culture and language are inextricably linked. There is a close relationship between a nation's language and their culture. While teaching a foreing language, the lifestyle and culture of that nation is also conveyed. While teaching Turkish as a foreign language, proverbs and idioms have an important place in the transfer of culture. This study is aimed at investigating the effects of proverbs and idioms through songs. Songs were identified by their purpose. The proverbs and idioms that exist in these songs have been identified and given as tabular form. The frequency of proverbs and phrases used in songs has been determined.












