Yazar "Ağazade, Seymur" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 12 / 12
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Avrupa Ülkelerinde İnovasyon ve Dış Ticaret Arasındaki İlişki(2022) Ağazade, Seymur; Karakaya, AykutBu çalışmada inovasyonun dış ticaret üzerindeki etkisi Avrupa ülkeleri örneğinde 2000-2017 dönemi verileri temel alınarak ve panel veri yöntemleri kullanılarak araştırılmıştır. Çalışmada inovasyon göstergesi olarak Ar-Ge yoğunluğu kullanılmış olup, dış ticarete ilişkin ise ihracat yoğunluğu, ithalat yoğunluğu ve ihracatın ithalatı karşılama oranı değişkenleri dikkate alınmıştır. Değişkenlerin durağan olmadıklarına işaret eden birim kök testi sonuçları ve model parametrelerinin ülkelere göre heterojenliği dikkate alınarak inovasyon ve dış ticaret değişkenleri arasındaki ilişki Westerlund (2007) HDM koentegrasyon testi ve Pesaran (2006) CCEMG modeli çerçevesinde incelenmiştir. Westerlund (2007) HDM koentegrasyon testi sonucunda, inovasyon ile her üç dış ticaret değişkeninin koentegre olduğu bulunmuştur. Pesaran (2006) CCEMG yöntemi dâhilinde ihracat, ithalat ve ihracatın ithalatı karşılama oranı için tahmin edilen modellerden ise sadece ilkinde inovasyonun dış ticaret üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Bulgular hem uzun hem de kısa dönemde inovasyonun ihracatı pozitif yönde etkilediğini gösterirken, ithalatı ve ihracatın ithalatı karşılama oranını etkilemediğine işaret etmektedir. Bununla birlikte CCEMG modeli ile yapılan tahminlerle, inovasyon ve dış ticaret değişkenleri arasındaki ilişkinin ülkelere göre farklılık gösterdiği, Türkiye için ise bu ilişkinin desteklenmediği görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, ülkelere göre farklılıkların olduğuna işaret etmekle birlikte ihracat artışına ilişkin politika hedefleri belirleyen ülkelerin inovasyonu destekleyici tedbirleri de dikkate almaları gerektiğini göstermektedir. Böyle bir tercih kalıcı rekabet üstünlüğünü destekleyen inovasyon ve teknolojik yetenek birikimine katkı sağlayabilir.Öğe Financial development and economic growth: A panel causality analysis for OECD countries(Mehmet Akif Ersoy Univ, 2019) Ağazade, Seymur; Karakaya, AykutThe relationship between financial development and economic growth is expressed by different hypotheses. Demand pressure which is caused by increased income as a conclusion of growth may lead to the financial development. This argument is known as demand-following hypothesis. On the contrary, the supply-leading hypothesis indicates that financial development leads to increased efficiency and therefore promotes growth. The feedback hypothesis implies that the causal relationship between financial development and growth is bidirectional, whereas there is no causality in the neutral hypothesis. This study examines the relationship between financial development and economic growth in the case of 34 OECD countries. For this purpose we estimate heterogeneous VAR model and conduct Dumitrescu and Hurlin (2012) causality test which allows for dependency in panel units and heterogeneity of parameters. Findings of causality test showed that there is a bidirectional relationship. In VAR model that estimated for growth, parameters of lagged financial development were found to be significant for 11 countries. In financial development VAR model, lagged growth variable coefficients of 17 countries were significant. These findings support the feedback hypothesis for OECD countries in financial development and economic growth relationship.Öğe İHRACATIN ÇEŞİTLENDİRİLMESI VE EKONOMİK BÜYÜME İLIŞKİSİ: GEÇİŞ EKONOMİLERİ ÜZERİNE AMPİRİK BİR ÇALIŞMA(2020) Ağazade, SeymurBu çalışmada 1995-2016 yıllarına ait veri ve panelveri yöntemleri kullanılarak ihracatın çeşitlendirilmesininekonomik büyüme üzerindekietkisi 25 geçiş ekonomisi örneğinde incelenmiştir.Yatırımlar, işgücü ve ihracata ilişkin değişkenlerinde yer aldığı büyüme modellerindeihracatın çeşitlendirilmesinin büyüme üzerindekietkisinin negatif olduğu yönünde sonuçlaraulaşılmıştır. Bu sonucun, araştırma konusuolan ülkelerin büyük bir çoğunluğunda ihracatyapısının ve çeşitlendirmenin ağırlıklı olarakdüşük katma değerli, kaynak temelli, işlenmemişveya düşük düzeyde işlenmiş ürünlere dayanıyorolmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir.Bu nedenle, söz konusu ülkelerinistikrarlı büyüme oranlarına sahip olmaları veuluslararası piyasalarda kaynak temelli veya birincilürünlerin fiyatlarında veya bunlara yöneliktalepte ortaya çıkan dalgalanmalardan dahaaz etkilenmeleri için ihracat sepetlerini yüksekkatma değerli veya orta ve yüksek teknoloji yoğunlukluürünleri içerecek şekilde geliştirmelerigerektiği düşünülmektedir.Öğe İhracatın çeşitlendirilmesi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Geçiş ekonomileri üzerine ampirik bir çalışma(2020) Ağazade, SeymurBu çalışmada 1995-2016 yıllarına ait veri ve panel veri yöntemleri kullanılarak ihracatın çeşitlendirilmesinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi 25 geçiş ekonomisi örneğinde incelenmiştir. Yatırımlar, işgücü ve ihracata ilişkin değişkenlerin de yer aldığı büyüme modellerinde ihracatın çeşitlendirilmesinin büyüme üzerindeki etkisinin negatif olduğu yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Bu sonucun, araştırma konusu olan ülkelerin büyük bir çoğunluğunda ihracat yapısının ve çeşitlendirmenin ağırlıklı olarak düşük katma değerli, kaynak temelli, işlenmemiş veya düşük düzeyde işlenmiş ürünlere dayanıyor olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, söz konusu ülkelerin istikrarlı büyüme oranlarına sahip olmaları ve uluslararası piyasalarda kaynak temelli veya birincil ürünlerin fiyatlarında veya bunlara yönelik talepte ortaya çıkan dalgalanmalardan daha az etkilenmeleri için ihracat sepetlerini yüksek katma değerli veya orta ve yüksek teknoloji yoğunluklu ürünleri içerecek şekilde geliştirmeleri gerektiği düşünülmektedir.Öğe KURUMSAL GELİŞME VE İKTISADİ BÜYÜME: DOĞU AVRUPA GEÇİŞ EKONOMİLERİ ÖRNEĞİ(Karadeniz Teknik Üniversitesi, 2020) Ağazade, Seymur; Artan, Seyfettin; Hayaloğlu, PınarBu çalışmada kurumsal yapının büyüme üzerindeki etkisi 12 Doğu Avrupa geçiş ekonomisi için incelenmiştir. 1990’lı yıllarda planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçiş yapmış olan bu ülkelerde piyasa ekonomisine ilişkin reformlar yanında kurumsal arka planın oluşturulmasının ekonomik performansı nasıl etkileyeceği önem arz etmektedir. Çalışmanın ele alınan ülkelerde bu doğrultuda uygulanacak politikalara ışık tutması amaçlanmaktadır. Bu çalışmada kurumsal yapının büyüme üzerindeki etkisi 12 Doğu Avrupa geçiş ekonomisi için incelenmiştir. 1990’lı yıllarda planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçiş yapmış olan bu ülkelerde piyasa ekonomisine ilişkin reformlar yanında kurumsal arka planın oluşturulmasının ekonomik performansı nasıl etkileyeceği önem arz etmektedir. Çalışmanın ele alınan ülkelerde bu doğrultuda uygulanacak politikalara ışık tutması amaçlanmaktadır.Öğe KURUMSAL GELİŞME VE İKTİSADİ BÜYÜME: DOĞU AVRUPA GEÇİŞ EKONOMİLERİ ÖRNEĞİ(2020) Ağazade, Seymur; Artan, Seyfettin; Hayaloğlu, PınarEkonominin kurumsal yapının etkisinden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini öne süren kurumsal iktisadi düşünce 1990’lı yıllardan itibaren büyüme literatüründe önem kazanmaya başlamıştır. Buçalışmada kurumsal yapının ekonomik büyüme açısından önemli olduğu görüşü Doğu Avrupa geçişekonomileri örneğinde araştırılmıştır. Panel veri analizinin kullanıldığı çalışma 2006-2017 yıllarını kapsamaktadır. Çalışmada kurumsal yapıyı temsilen Dünya Ekonomik Forumunun kurumsal yapıya ilişkinendeksleri kullanılmıştır. Analiz sonuçları, genel kurumsal gelişme ve kamusal kurumsal gelişmeninekonomik büyümeyi pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Buna göre, genel kurumsal gelişme endeksindeki %1’lik bir değişme GSYH’yı yaklaşık olarak %0.29 ve kişi başına düşen GSYH’yı %0.37oranında aynı yönde etkilemektedir. Kamusal kurumsal kalite endeksinde meydana gelen %1’lik birdeğişmenin etkisi ise sırasıyla yaklaşık olarak %0.35 ve %0.43 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, örneklem ülkelerde kurumsal gelişmeyi teşvik edecek politikalar uygulanmasınınsürdürülebilir bir ekonomik büyümenin sağlanmasında önemli bir rol oynayacağı söylenebilir.Öğe Oil prices and Kazakhstan's real exchange rate: An ARDL bound test approach(Ahmet Yesevi Univ, 2020) Ağazade, SeymurUsing different real exchange rate indexes and bound test approach, this paper investigates the effect of real oil prices on Kazakhstan's real exchange rate. Results of long run ARDL approach show that increases in real oil prices causes appreciation of real effective exchange rate index which includes all trading partners of Kazakhstan or the countries outside of CIS, but causes depreciation in real effective exchange rate index which includes only CIS countries. Alongside this, ARDL error correction model shows that deviation from long run relationship is corrected in a shorter span of time when real effective exchange rate index which includes CIS countries is taken into account. The results indicate that in order to ensuring real exchange rate stability, it is important to maintain the development of other sectors together with rapid growing oil and gas sectors and to increase trade with oil rich neighbouring countries.Öğe Petrol fiyatları ve Kazakistan reel döviz kuru: ARDL sınır testi yaklaşımı(2020) Ağazade, SeymurBu çalışmada, reel petrol fiatlarının Kazakistan reel döviz kuru üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, reel döviz kuruna ilişkin farklı endeksler ve sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. Uygulanan ARDL yaklaşımının uzun döneme ilişkin sonuçları, reel petrol fiatlarındaki artışın Kazakistan’ın ticaret yaptığı tüm ülkeleri kapsayan reel efektif döviz kuru ile BDT dışındaki ülkeleri kapsayan reel efektif döviz kurunun değerlenmesine, fakat BDT ülkelerini kapsayan reel efektif döviz kurunun ise değer kaybetmesine neden olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, ARDL hata düzeltme modeli, uzun dönem ilişkide ortaya çıkan bir sapmadan sonra tekrar dengeye dönüş sürecinin, diğer iki kur göstergesine nispeten, BDT ülkelerini kapsayan reel efektif döviz kuru dikkate alındığında daha kısa sürdüğünü göstermektedir. Çalışma sonuçlarına göre, reel döviz kuru istikrarı için, gelişen petrol ve doğalgaz sektörleri ile birlikte Kazakistan’ın diğer sektörlerde de gelişmeyi sürdürmesi ve özellikle petrol ve doğalgaz bakımından zengin komşu ülkelerle ticaret hacmini artırması önem taşımaktadır.Öğe Türkiye sanayi sektöründe emek verimliliği istihdam ve ücretler(2019) Ağazade, Seymur; Albayrak, Numan Canİktisat teorisinde ücretler, emek verimliliği ve istihdam arasındaki ilişkinin doğasına yönelik farklı yaklaşımlar mevcuttur. Neoklasik yaklaşım rekabetçi koşullar altında ücretlerin emeğin marjinal fiziki ürün değerine eşit olduğunu öngörür. Fakat etkin ücret teorileri ve performans ölçekli ödeme yaklaşımı ücret ve emek verimliliği arasındaki ilişkiye yönelik farklı mekanizmaları dikkate alarak farklı sonuçlara ulaşır. Benzer şekilde, istihdam ile emek verimliliği ve ücretler arasında da farklı sonuçlar öngören görüşler vardır. Bu çalışmada 2005Q1- 2016Q3 dönemi için Türkiye sanayi sektöründe emek verimliliği, istihdam ve ücretler arasındaki ilişki, Johansen ve Juselius (1990) Eşbütünleşme Testi ile Hata Düzeltme Modeline dayanan Granger Nedensellik Testi çerçevesinde incelenmiştir. Elde edilen bulgular uzun dönemde istihdam artışının emek verimliliğini negatif, ücret artışlarını ise pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Bu, neoklasik iktisadın emek talebinin emek maliyetleri ve emeğin marjinal fiziki ürün değeri tarafından belirlendiği ilkesini destekleyici niteliktedir. Kısa döneme ilişkin sonuçlar ise tahmin edilen Hata Düzeltme Modeli bulgularına dayanmaktadır.Öğe TÜRKIYE SANAYI SEKTÖRÜNDE EMEK VERIMLİLİĞİ İSTIHDAM VE ÜCRETLER(2019) Ağazade, Seymur; Albayrak, Numan Canİktisat teorisinde ücretler, emek verimliliği ve istihdam arasındaki ilişkinindoğasına yönelik farklı yaklaşımlar mevcuttur. Neoklasik yaklaşım rekabetçikoşullar altında ücretlerin emeğin marjinal fiziki ürün değerine eşit olduğunuöngörür. Fakat etkin ücret teorileri ve performans ölçekli ödeme yaklaşımı ücretve emek verimliliği arasındaki ilişkiye yönelik farklı mekanizmaları dikkate alarakfarklı sonuçlara ulaşır. Benzer şekilde, istihdam ile emek verimliliği ve ücretlerarasında da farklı sonuçlar öngören görüşler vardır. Bu çalışmada 2005Q1-2016Q3 dönemi için Türkiye sanayi sektöründe emek verimliliği, istihdam veücretler arasındaki ilişki, Johansen ve Juselius (1990) Eşbütünleşme Testi ileHata Düzeltme Modeline dayanan Granger Nedensellik Testi çerçevesindeincelenmiştir. Elde edilen bulgular uzun dönemde istihdam artışının emekverimliliğini negatif, ücret artışlarını ise pozitif yönde etkilediğini göstermektedir.Bu, neoklasik iktisadın emek talebinin emek maliyetleri ve emeğin marjinalfiziki ürün değeri tarafından belirlendiği ilkesini destekleyici niteliktedir. Kısadöneme ilişkin sonuçlar ise tahmin edilen Hata Düzeltme Modeli bulgularınadayanmaktadır.Öğe Türkiye tarım sektöründe emek verimliliği ve istihdam ilişkisinin incelenmesi(2019) Ağazade, Seymur; Eştürk, ÖzlemBu çalışmada Türkiye tarım sektöründe emek verimliliği ve istihdam ilişkisi incelenmiştir. Öncelikle Türkiye ekonomisinde tarım sektörünün yeri, üretim ve istihdama ilişkin veriler kullanılarak değerlendirilmiş ve ayrıca tarımda emek verimliliğinin yıllar itibariyle seyri ve bunun hangi düzeyde olduğu diğer bazı ülkelerle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Ardından Türkiye tarım sektöründe sabit fiyatlarla çalışan kişi başına düşen katma değer ve istihdam verileri kullanılarak emek verimliliği ile istihdam arasındaki ilişki ampirik olarak test edilmiştir. Vektör Otoregresif modeli dâhilinde Johansen koentegrasyon testine dayanan analizlerde 1988-2016 dönemine ait yıllık veriler kullanılmıştır. Emek verimliliği ile istihdam ilişkisinin analizi tarım sektöründe toplam çalışan sayısının yanı sıra bu sektöründeki kadın ve erkek istihdamı için de yapılmıştır. 2016 yılına ait veriler tarım sektörünün toplam üretimdeki ve istihdamdaki paylarının sırasıyla %6,93 ve %19,50 olduğunu göstermektedir. Bu veriler tarım sektöründe emek verimliliğinin ekonominin diğer sektörlere nispeten düşük olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca Türkiye tarım sektöründe küçük aile işletmelerinin yaygın ve ücretsiz aile işçilerinin istihdamının yoğun olduğu görülmektedir. Bu durum ise emek verimliliğinin düşük olmasına neden olan kurumsal yapıyı yansıtmaktadır. Çalışmada uygulanan Johansen koentegrasyon testi sonuçları ise emek verimliliği ile her üç istihdam göstergesi arasında uzun dönem denge ilişkisinin varlığını desteklemektedir. Buna göre tarım sektöründe toplam istihdamda, kadın istihdamında, erkek istihdamında ortaya çıkan %1’lik bir azalma çalışan başına katma değerle ölçülen emek verimliliğinde sırasıyla %4,46, %6,71 ve %2,27 oranında bir artışa neden olmaktadır.Öğe Türkiye’de Pamuk Üretimi İle Fiyatı Arasındaki İlişkinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi(2021) Ağazade, SeymurBu çalışmada, Türkiye için pamuk üretim miktarı ile pamuk reel fiyatları arasındaki ilişkinin gecikmesi dağıtılmışmodellerden olan Koyck yaklaşımı çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye’depamuk yetiştirilen 19 ile ait veri seti ve panel veri yöntemleri kullanılmıştır. Pamuk reel fiyatları, her ile ait nominalpamuk fiyatları ile Türkiye geneline ait tüketici fiyatları endeksi kullanılarak hesaplanmıştır. Çalışmada panel veriyatay kesit bağımlılığına yönelik yapılan incelemede farklı illere ait hem pamuk üretim miktarı hem de pamuk reelfiyat serileri arasında pozitif korelasyon olduğu görülmüştür. Bu korelasyonun pamuk üretim miktarı için %21.6ve reel pamuk fiyatları için %90.4 oranında olduğu görülmüştür. Panel birim kök testine ait bulgular, pamuk üretimmiktarı ve pamuk reel fiyatı serilerinin durağan olduğunu desteklemiştir. Bu sonuç hem pamuk üretim miktarı hemde reel pamuk fiyatı serisinin meydana gelen dış şoklardan sonra kendi uzun dönem düzeylerine dönme eğilimigösterdiğine işaret etmektedir. Panel veri sabit etkiler modelinin temel varsayımlarına ilişkin tespit edilen sorunlardikkate alınarak, pamuk üretim fonksiyonu dirençli standart hatalara dayanan ve otokorelasyon, değişen varyansve yatay kesit bağımlılığının varlığında da etkin sonuçlar sağlayan bir yaklaşım çerçevesinde tahmin edilmiştir.Koyck yaklaşımı çerçevesinde yapılan panel veri sabit etkili model tahmin sonuçları ise reel pamuk fiyatındameydana gelen %1’lik bir değişmenin pamuk üretim miktarını aynı yıl %0.31 oranında ve aynı yönde etkilediğinigöstermiştir. Reel pamuk fiyatındaki bu değişim 1 ve 2 yıl sonraki pamuk üretim miktarını sırasıyla %0.26ve %0.22 oranında etkilemektedir. Çalışmada, pamuk reel fiyatında meydana gelen değişmenin pamuk üretimmiktarına yansıması için gereken ortalama süre ise 4.99 yıl olarak hesaplanmıştır.












