Göç, Göçebe, Göçer, Göçer evli/evlü, Göçer oba, Göçgün(cü)/Göçkün(cü), Göçmen/Göçmel ve Konargöçer/Göçerkonar Sözcükleri Üzerine Bazı Notlar

dc.contributor.authorBulut, Serdar
dc.date.accessioned2026-01-24T12:01:16Z
dc.date.available2026-01-24T12:01:16Z
dc.date.issued2021
dc.departmentAlanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
dc.description.abstractGöç olgusu özellikle ilk Türklerden beri var olan hatta destanlara konu olmuş bir olgudur. Göç insanın farklı coğrafyalar arasında bireysel yer değiştirme hareketi olarak görülebileceği gibi, özellikle savaş, kuraklık veya başka doğa olaylarının baskın olması durumlarında kitlesel düzeyde de gerçekleşebilmektedir. Asya bozkırlarından günümüz Yörük/Türkmen gruplarına gelinceye kadar Türk kültür tarihi incelendiği zaman Türklerin yaylak ve kışlaklar arasında belli döngülerle hareket halinde oldukları görülür. Bu hareket halindeyken hem hayvancılıkla uğraşmışlar hem de tarım yapmışlardır. Bu hareket çeşitli adlarla karşılanmış ama özellikle Yörük/Türkmen gruplar kendilerini konargöçer, göçerkonar, göçer gibi terimlerle ifade ederken konuya kavramsal açıdan yaklaşan araştırmacılar Türk tipi göç faaliyetlerini özellikle göçebe terimiyle karşılamaya çalışmışlardır. Bu terimler acaba Türk tipi göç faaliyetlerini karşılamada yeterli terimler midir? Konuyla ilgili Türkçe Sözlük, Derleme Sözlüğü ve Tarama Sözlüğü ile Eski Türkçe, Orta Türkçe ve Anadolu Türkçesi dönemi çalışmaları incelendiği zaman, “göçer, göçer evli/evlü, göçer oba, göçgün, göçkün, göçgüncü, göçküncü, göçmel” terimleri ile özellikle bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşenleri karşılayan “göçmen” sözcüğü de karşımıza çıkar. Uygur dönemi metinlerinde özellikle Köktürk harfli Taryat (Terhin) yazıtında ilk olarak “konar göçerim” şeklinde geçen sözcüğün zamanla farklı şekilleri nasıl oluşmuştur, bunlara dil kuralları içinde bakmak lazım. Çalışmamızda göç merkezli oluşan sözcüklerin tarihsel süreçlerine, etimolojik kökenlerine, kavramsal ve anlamsal boyutlarına bakılacak ve Türk kültür tarihi içinde tüm sözcüklerin benzerlik ve farklılık gösteren kısımlarına değinilecektir.
dc.identifier.doi10.33437/ksusbd.1035352
dc.identifier.endpage1720
dc.identifier.issn2149-2786
dc.identifier.issue3
dc.identifier.startpage1671
dc.identifier.trdizinid1195369
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1195369
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.33437/ksusbd.1035352
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12868/4153
dc.identifier.volume18
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260121
dc.subjectGöç
dc.subjectKonargöçer
dc.subjectGöçebe
dc.subjectGöçer evli
dc.subjectYörük/Türkmen
dc.titleGöç, Göçebe, Göçer, Göçer evli/evlü, Göçer oba, Göçgün(cü)/Göçkün(cü), Göçmen/Göçmel ve Konargöçer/Göçerkonar Sözcükleri Üzerine Bazı Notlar
dc.typeArticle

Dosyalar