DUVAK KÜLTÜRÜNÜN MEZAR TAŞINA YANSIMASI “FATIMA MÜŞERREF HANIM ÖRNEĞİ”

dc.contributor.authorUysal, Nacide
dc.date.accessioned2026-01-24T12:01:30Z
dc.date.available2026-01-24T12:01:30Z
dc.date.issued2018
dc.departmentAlanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
dc.description.abstractÖlüm, bir canlının yaşamının sona ermesi olarak tanımlanabilir.Kaçınılmaz son olarak değerlendirebileceğimiz ölüm olgusu, insanlarıninançları doğrultusunda kabullenilebilir bir yapıya bürünerek toplumsalbir geçiş süreci olarak algılanmasını kolaylaştırmıştır. İnsanlarıninançları, bu geçiş döneminde hem defin geleneklerini hem de mezarmimarisini etkileyerek, toplumdan topluma değişen kültürel mirasınoluşumuna da katkı sunmuştur.Mezar yapıları, bir coğrafi bölgenin en önemli tarihi vesikalarıdır.Herhangi bir yörenin mezarlarına bakarak, bu bölgede yaşayaninsanların, kültürel yapısı, gelenek-görenekleri ve inanç sistemlerihakkında bilgi sahibi olmak mümkündür. Türkler, Asya bozkırlarındanbaşlayan konargöçer hayat tarzından bu yana, ölülerine ve mezarlarınabüyük önem vermişlerdir. Bunun en önemli sebebi, Türklerin “atalarkültüne” sahip olmaları ve yaşanılan sürecin geçiciliğinin farkındaolmalarıdır. İslamiyet'in kabulünden sonrada yeni inandıkları dininkıstasları doğrultusunda ölüm ve mezar algıları değişmiştir.İnsan yaşamının üç geçiş evresi vardır: “Doğum, evlenme, ölüm”.Ölüm olgusu, insan zihninde yaşlılar için nispeten daha kabul edilebilirbir durumdayken; genç yaşta birinin ölümü, devamında oluşacak olankültürel çeşitliliğin şeklini de değiştirmektedir. Buna bağlı olarak, ölenkişinin ardından tutulan yas, yapılan defin töreni ve ölen kişi içinplanlanan mezar yapısı, mevtanın özelliklerine göre şekillenmektedir.Çalışmaya onu olan Fatıma Müşerref Hanım'ın hem ölümü hem demezarı, bazı geleneksel uygulamaların devam ettiğini gösteren azsayıdaki örnekten biri olması bakımından önemlidir. Süleymaniye CamiHaziresinde yer alan bu lahit mezar, yansıtmış olduğu kültürel birikimlediğer mezarların arasında hemen fark edilebilen bir özellik taşımaktadır. On yedi yaşında genç bir kadına ait olan bu lahit, şahidesine işlenmişolan duvak motifiyle dikkat çekmektedir. 1910 yılında şahideye işlenenbu motif, bugün Anadolu coğrafyasında hala gelinlik çağında yaşamınıyitiren genç kızların mezar taşlarında kullanılan bir semboldür.
dc.identifier.endpage696
dc.identifier.issn1308-2140
dc.identifier.issue10
dc.identifier.startpage685
dc.identifier.trdizinid300088
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/300088
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12868/4393
dc.identifier.volume13
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTurkish Studies (Elektronik)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260121
dc.subjectFolklor,Arkeoloji,Tarih
dc.titleDUVAK KÜLTÜRÜNÜN MEZAR TAŞINA YANSIMASI “FATIMA MÜŞERREF HANIM ÖRNEĞİ”
dc.typeArticle

Dosyalar