Yüksek Homosistein Seviyelerinin Erektil Disfonksiyon Süresi ve Şiddeti Üzerine Etkileri

dc.contributor.authorTopcuoglu, Murat
dc.contributor.authorCakan, Murat
dc.date.accessioned2026-01-24T12:00:57Z
dc.date.available2026-01-24T12:00:57Z
dc.date.issued2022
dc.departmentAlanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Yüksek serum homosistein düzeyleri ile erektil disfonksiyon (ED) şiddeti, süresi ve aynı zamanda vasküler patoloji içeren diabetes mellitus (DM), aterosklerotik kalp hastalığı (ASKH), metabolik sendrom, hipertansiyon gibi hastalıklarla olan ilişkisini klinik ve laboratuvar değerleri ile göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: ED şikayeti ile başvuran 82 hasta, serum homosistein değerlerine göre, 15 ?mol/L’den düşük hastalar (Grup 1) ve 15 ?mol/L’den yüksek hastalar (Grup 2) olarak iki gruba ayrıldı. Her iki grup yaş, ED süresi ve şiddeti, eşlik eden sistemik hastalıklar öyküsü DM, ASKH, hipertansiyon ve laboratuvar [açlık kan şekeri, total kolesterol, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL), düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL), trigliserit, total testosteron] değerleri açısından karşılaştırıldı. Hastaların ED şiddeti Uluslararası Erektil Fonksiyon İndeksi anketinin kısa formu ile değerlendirildi. Bulgular: Grup 2 hastalarda ED şiddeti ve süresi ortalaması, Grup 1 hastalara göre istatistiksel anlamlı olarak daha uzundu. Grup 2’de, DM ve ASKH eşlik eden hasta oranı Grup 1’e göre anlamlı yüksek iken hipertansiyon oranı açısından gruplar benzerdi. Laboratuvar değerleri açısından, her iki grup, serum total kolesterol ve HDL değerleri açısından benzerken, LDL, VLDL, trigliserit değerleri açısından izlenen fark istatistiksel açıdan Grup 1 lehine anlamlı idi. Sonuç: ED’nin temel nedenlerinden biri olan endotelyal disfonksiyonun tanı ve takibi için biyokimyasal belirteçlerin rolü birçok çalışmada incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda ilgi gören ve ED ile ilişkisi araştırılan parametrelerden bir tanesi de serum homosistein seviyeleridir. Homosistein, ED için varsayılan bir risk faktörü olmaya devam etmektedir. Bulgular daha fazla olgu sayılı çalışmalarla desteklenirse, ED gelişiminin ve ilerlemesinin önlenmesinde ve medikal tedavi yanıtının takibinde bir belirteç olarak katkı sağlayabilir.
dc.identifier.doi10.4274/atfm.galenos.2022.09226
dc.identifier.endpage129
dc.identifier.issn0365-8104
dc.identifier.issn1307-5608
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage124
dc.identifier.trdizinid1125366
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1125366
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.4274/atfm.galenos.2022.09226
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12868/3854
dc.identifier.volume75
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260121
dc.subjectGenel ve Dahili Tıp,Androloji
dc.titleYüksek Homosistein Seviyelerinin Erektil Disfonksiyon Süresi ve Şiddeti Üzerine Etkileri
dc.typeArticle

Dosyalar