Asansör kapı mekanizmasında kullanılan metal kaşık parçasının polimer malzeme kullanılarak üretilmesi

dc.contributor.advisorÜnal, Fatma Aydın
dc.contributor.authorYusıflı, Ulvı
dc.date.accessioned2026-01-24T11:50:53Z
dc.date.available2026-01-24T11:50:53Z
dc.date.issued2025
dc.departmentALKÜ, Enstitüler, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
dc.description28.02.2026 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.
dc.description.abstractBu tez çalışmasında, asansör kapı mekanizmalarında yaygın olarak kullanılan metal malzemelerin yerine, polimer esaslı alternatif malzemelerin kullanılabilirliği araştırılmıştır. Çalışmada özellikle, MoS? katkılı PA 66 (molibden disülfür katkılı Poliamid 66) ve POM (Polioksimetilen) malzemelerinin tribolojik performansları değerlendirilmiş, bu amaçla özel olarak tasarlanmış ve gerçek asansör mekanizmasını modelleyen bir test düzeneği kullanılmıştır. Deneyler, farklı aç-kapa çevrim sayılarında gerçekleştirilmiş ve kütle kaybı ile yüzey sıcaklığı gibi parametreler sistematik olarak ölçülmüştür. Deneysel sonuçlar, MoS? katkılı PA 66 malzemesinin, POM'a göre daha iyi aşınma davranışı sergilediğini ortaya koymuştur. Özellikle katkı maddesinin, sürtünme direncini artırdığı ve sıcaklık değişimlerine karşı daha dayanıklı bir yapı sunduğu gözlenmiştir. Ayrıca, yüzey sıcaklığındaki artışın aşınma davranışı üzerindeki etkisi net bir şekilde ortaya konulmuş ve bu ilişki grafiksel olarak analiz edilmiştir. Tez kapsamında, geleneksel olarak lazer kesim yöntemiyle çelikten üretilen kapı kaşık parçası, plastik enjeksiyon yöntemi kullanılarak polimer malzeme ile yeniden üretilmiştir. Bu üretim tekniği sayesinde üretim süresi azaltılmış, parça ağırlığının düşmesiyle birlikte asansör sisteminde enerji verimliliğinde kısmi bir artış sağlanmıştır. Bu dönüşüm, polimer malzemelerin hem mekanik hem de ekonomik açıdan endüstriyel uygulamalara uygun alternatifler sunabileceğini ortaya koymaktadır. İlgili polimer parçalar plastik enjeksiyon yöntemiyle imal edilmiş olup, bu yöntem seri üretimde yüksek verimlilik sunmuştur. Zaman ve maliyet avantajı bakımından, metal üretim yöntemlerine kıyasla daha hızlı ve ekonomik bir üretim süreci elde edilmiştir. v Ayrıca, plastik enjeksiyon yöntemiyle üretilen parçaların geometrik toleranslarının daha hassas ve tekrarlanabilir olması, uygulamada önemli bir avantaj olarak öne çıkmaktadır. Deneysel çalışmalar kapsamında, kapı test mekanizması kullanılarak aşınma performansları analiz edilmiştir. Deney parametreleri, gerçek çalışma koşullarını yansıtacak şekilde belirlenmiş; yüzey basıncı, kayma hızı ve çevresel sıcaklık gibi faktörler sabitlenmiştir. Deney sırasında numuneler belirli aralıklarla kontrol edilerek, yüzey sıcaklığı ölçülmüş ve numunelerde meydana gelebilecek kütle kaybı hassas teraziler yardımıyla ölçülmüştür. Ayrıca, aşınma yüzeyleri optik mikroskop kullanılarak görüntülenmiş ve transfer filmi oluşumu detaylı olarak incelenmiştir. Deneyler ortam sıcaklığı 20-26 °C ve nem oranı yaklaşık %60 olan laboratuvar koşullarında yürütülmüştür. Çalışma sonuçlarına göre, MoS? katkılı PA 66 malzemesi, POM malzemesine kıyasla daha üstün aşınma performansı sergilemiştir. Katkılı PA 66'nın daha düşük sürtünme katsayısı ve daha yüksek PV (Basınç × Kayma Hızı) limiti sayesinde daha uzun ömürlü olduğu gözlenmiştir. POM malzemesi ise iyi bir performans göstermesine rağmen, katkılı PA 66 kadar yüksek aşınma dayanımı sergileyememiştir. Bu sonuçlar, metalden polimere geçişin hem mekanik performans hem de tribolojik dayanım açısından uygulanabilir ve avantajlı olduğunu ortaya koymuştur. Bu nedenle polimerlerin özellikle hareketli makine elemanlarında metal malzemelere alternatif olarak kullanılabileceğini göstermiştir.
dc.description.abstractIn this thesis study, the feasibility of using polymer-based alternative materials instead of conventional metallic materials commonly employed in elevator door mechanisms was investigated. Specifically, the tribological performances of MoS?- reinforced PA 66 (molybdenum disulfide-filled polyamide 66) and POM (polyoxymethylene) materials were evaluated. For this purpose, a specially designed test apparatus that models a real elevator mechanism was utilized. The experiments were conducted under varying numbers of opening and closing cycles, and parameters such as mass loss and surface temperature were systematically measured. The experimental results demonstrated that the MoS?-reinforced PA 66 material exhibited superior wear resistance compared to POM. In particular, the additive material was observed to enhance friction resistance and provide a more robust structure against temperature variations. Furthermore, the effect of increasing surface temperature on wear behavior was clearly identified and graphically analyzed. Within the scope of the thesis, the door spoon component, which is conventionally manufactured from steel using laser cutting technology, was re-engineered and produced using polymer materials through the plastic injection molding method. This change in production technique reduced the manufacturing time and, with the decreased component weight, contributed partially to improved energy efficiency in elevator systems. This transformation highlights that polymer materials can offer viable alternatives in industrial applications from both mechanical and economic perspectives. The polymer components were fabricated using the plastic injection molding technique, which enabled high efficiency in mass production. Compared to metal processing methods, this approach provided a faster and more cost-effective vii manufacturing process. Moreover, the ability to produce parts with more precise and repeatable geometric tolerances through injection molding has proven to be a significant advantage in practical applications. As part of the experimental studies, the wear performances of the materials were analyzed using the door test mechanism. The test parameters were determined to reflect real working conditions, with factors such as surface pressure, sliding velocity, and ambient temperature kept constant. During the tests, the specimens were periodically monitored, their surface temperatures were measured, and any mass losses were determined using precision scales. Additionally, the worn surfaces were examined under an optical microscope, and the formation of transfer films was studied in detail. The experiments were conducted under laboratory conditions at an ambient temperature of 20–26 °C and a relative humidity of approximately 60%. The experiments were conducted under laboratory conditions with an ambient temperature ranging from 20-26°C and a relative humidity of approximately 60%. According to the results, MoS?-filled PA 66 exhibited superior wear performance compared to POM material. The filled PA 66 demonstrated a longer service life due to its lower coefficient of friction and higher PV (Pressure × Sliding Velocity) limit. While POM material showed good performance, it did not achieve the same high wear resistance as the MoS?-filled PA 66. These results indicate that the transition from metal to polymer is both feasible and advantageous in terms of mechanical performance and tribological durability. Therefore, it has been demonstrated that polymers can be used as an alternative to metal materials, especially in moving machine components.
dc.identifier.endpage74
dc.identifier.startpage1
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12868/2736
dc.identifier.yoktezid964229
dc.language.isotr
dc.publisherAlanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260121
dc.subjectMetalurji Mühendisliği
dc.subjectMetallurgical Engineering
dc.titleAsansör kapı mekanizmasında kullanılan metal kaşık parçasının polimer malzeme kullanılarak üretilmesi
dc.title.alternativeManufacturing of the metal spoon component in elevator door mechanisms using polymer-based materials
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar

Koleksiyon