Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Karacan, Neslihan" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 8 / 8
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    Biçim-Söz Dizimsel İstem: Türkçede Durum Biçim Birimleri ve Anlamsal İsteme Etkileri
    (2022) Karacan, Neslihan
    Bir cümlede sözcükler çeşitli hiyerarşik durumlara göre bağımsallık ilişkisi içerisindedir ve bu hiyerarşik ilişkileri çözümlemeye çalışan dil bilgisi kuramı bağımsal dil bilgisi olarak anılır. Bağımsal dil bilgisi kuramında, bağımsallık ilişkisi içinde bulunan her tür sözcüğün yönetim kapasitesini ifade eden teori ise istem (valency) terimi ile karşılanmaktadır. İlk kez Tesnière tarafından fiil temelli olarak açıklanan bu teorinin, bugün artık öbek yapı içerisinde yönetici pozisyonunda yer alan edat, ad, sıfat gibi diğer sözcük türlerinin de istem değerlerinin olduğunun ortaya konulmasıyla, araştırma sahası genişlemiştir. Cümle ya da öbek yapı içerisinde bu bağımsallık ilişkilerinin işaretçileri dillere göre farklılıklar göstermektedir. Kimi dillerde sözcük düzeyinde işaretçiler bu görevi üstlenirken kimi dillerde de biçim birimler düzeyinde kendini gösterebilir. Türkçede bu işaretleyiciler dilin yapısı gereği biçim birimleri ile işaretlenmektedir. Söz dizimsel istemin bir yansıması olan bu yapılar biçim-söz dizimsel istem adı altında incelenmektedir. Türkçede biçim-söz dizimsel işaretleyicileri olan durum ekleri ve anlam isteme katkıları çalışmanın temeli olmuştur. Türkçede araştırmacılar farklı sayılarda durum işaretleyicileri öne sürmektedirler ancak temelde hemfikir olunan beş durum işaretleyicisi (yalın, belirtme, bulunma, yönelme, ayrılma) araştırmanın içeriğini oluşturmuştur. Bu durum işaretleyicilerin anlamsal isteme katkıları ve istem çerçeveleri içerisinde yüklendikleri anlamsal roller durum işaretçilerinin türüne göre incelenmiştir. Durum işaretçilerin anlamsal isteme etkileri fiillerin ve edatların tamlayıcıları olan adlar üzerinden değerlendirilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    Bir Figür Olarak Kapı ve Tarihi Türk Dillerinde Dilsel Kodları
    (2024) Karacan, Neslihan
    Although language is a tool used to convey the meanings formed in the human mind, it is often limited and restrictive during this transfer process. It would be more accurate to say that it is of course relatively limited compared to the meanings produced in the mind. To exceed these limits, human beings force language and thus words expand semantically. In this way, a word is given new meanings. Figurative language helps develop the meaning and give different meanings to a word. When using language figuratively, some linguistic codes are loaded into words. These codes are new, secondary meanings different from the primary meaning of the word. These new meanings, defined as connotation in the structuralist linguistics approach, constitute linguistic codes. The word \"kapı\", which has been living in the Turkish language since Orkhon Turkish, where the first written texts in the history of the Turkish language were inherited, is very rich in terms of these linguistic codes. It is possible to come across many different figurative uses of the word door in historical texts. The study aimed to determine the linguistic codes by evaluating the data obtained by scanning the texts written in the historical period from Orkhon Turkish to Ottoman Turkish. In this context, based on the sign \"door\", it has been seen that the linguistic codes existing in the Turkish language expand the semantic world of Turkish. It has once again been shown that these linguistic codes survive in Turkey's Turkish today with large and small differences, and that these linguistic codes have developed from Turkish cultural history and that the Turkish collective language consciousness is a whole.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Dil bilgiselleşme açısından Eski Türkçede “Teg” edatıyla oluşmuş edat öbeklerinin işlevleri
    (2022) Karacan, Neslihan
    Diller kendi evrim süreci içerisinde yeni sözcükler türetmek için doğduğunda türetme, ödünçleme, birleştirme, işlev değiştirme gibi farklı yöntemler kullanır. Bu yöntemlerden biri olan işlev değiştirme aslında dil bilgiselleşme süreci ile de yakından ilgilidir. Türkçede dil bilgiselleşme yöntemi ile kazanılmış sözcük türlerinden biri de edatlardır. Edatlar istem bilgisinde, söz dizim içerisinde hem tamlayıcı hem de kendi öbek yapıları içerisinde yönetici olabilen sözcüklerdir. Edatların bu yöneticilik konumları, öbek içerisinde tamlayıcılarına karşı belirleyici ve sınırlayıcı olabilmesine imkân verir. Edatların tamlayıcıları ile oluşturduğu öbek yapıların eş kullanımlılıkları ve sıklık değerleri onların belirli tamlayıcılar ile öbek yapı oluşturmanın ötesinde tek bir sözcük konumuna evrilebilmesine yol açar. Eski Türkçede bahsedilen bu durum örnekleyen teg edatı tamlayıcıları ile çeşitli anlam ilgileri kurarak söz dizimde varlık gösterirler. Teg edatı Eski Türkçenin en sık kullanılan edatlarından biridir. Orhun Türkçesinden itibaren sözcük olarak ikincil edat, birincil edat ve oluşturduğu öbek yapıları ise sıfat, zarf ve bağlaç işlevleriyle görmek mümkündür. Oluşturduğu bazı edat öbeklerinden antag, muntag, mutagın, antagı?ın ve neteg yapılarını dil bilgiselleşme evresinde farklı işlevlerde görmek mümkündür. Eski Türkçenin kaynaklarında sıkça kullanılan bu yapıların, eş zamanlı olarak birçok farklı işlevde görülmesi de çok işlevlilik açısından da oldukça önemlidir. Bu anlamda çalışmada teg edatının oluşturduğu öbek yapıların farklı işlevleri metinlerden tanıklarla ele alınmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    DOLAYLAMA TERİMİNİN DİL BİLGİSEL YÖNÜ VE TARİHÎ TÜRKÇE METİNLERDE GÖRÜNÜMÜ
    (2024) Karacan, Neslihan
    Dilin kullanım biçimleri dil bilimcilerin sıklıkla irdelediği konulardan biridir. Dilin stilistik kullanımı sadece edebî metinlerin değil gündelik dilin de içinde görülmektedir. Stilistik bir olgu olarak “dolaylama” Türk dilinde çoğunlukla ince, estetik bir söyleyiş amacıyla ad aktarması ve istiare gibi söz figürlerinin yardımıyla oluşturulmaktadır. Ancak yabancı alan yazında periphrase olarak adlandırılan ve Türkçede “dolaylama” kavramıyla karşılanan ve bir ifadenin tek bir sözcük yerine birden fazla sözcükle aktarılması olarak tanımlanan terimin Türk dili araştırmalarında sadece stilistik bir figür olarak işlendiği sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu çalışmada dolaylamanın figüratif dil unsurlarından biri olmasının yanında dil bilgisel bir terim olması üzerinde durulmuştur. Eski Türkçedeki yansımaları ele alınarak işlenen dolaylama, tarihî süreç içerisinde tercihe dayalı olmayan ve günümüzde yerini çoğunlukla dolaylamalı (periphrastic) yapılara bırakmış +(A)d-, +rAk, +sA-, +sIrA- morfo-sentaktik biçim birimler üzerinden ortaya konulmuştur. Ayrıca stilistik bir fenomen olarak dolaylama Türkçenin tarihî dönemler içerisindeki dil yadigarlarından alınan cümlelerle örneklendirilmiştir. Bu vesile ile yeterince ilgi görmeyen dil bilgisel açıdan dolaylamanın tarihî metinlerdeki görünüşlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Dolaylama teriminin iki yönüne de dikkat çeken bu çalışma aslında dolaylamayı hem dil bilgisel hem de edebî olarak iki başlıkta incelemesi ayrıca çalışmalarda genellikle eşzamanlı olarak örneklendirilen dolaylamanın daha kapsamlı ve art zamanlı görünümleri ortaya koyması açısından dil bilgisi ve anlam bilim çalışmalarına katkı sunmaktadır.
  • [ X ]
    Öğe
    Eylem Kipliği Açısından Kitâb-ı Dedem Korkut’ta Kiplik İfadeler
    (Bartin University, 2022) Karacan, Neslihan
    Kiplik, son yıllarda Türkoloji sahasındaki çalışmalarda önem kazanan alanlardan biri olmuştur. Anlamsal açıdan yargıların sınıflandırılması temeline dayanan bu alan için araştırmacılar tarafından farklı tanımlamalar ve sınıflamalar yapılmaktadır. Temelde bilgi ve yükümlülük kipliği olarak ikiye ayrılması genel kabul görmüş kiplik araştırmalarında, ağırlıklı olarak bilgi kipliği alt alanı incelenmektedir. Bu çalışmada yükümlülük kipliği için Palmer’in sınıflandırmasında temel aldığı parametre doğrultusunda bir sınıflandırma önerisi sunulmuştur. Eski Anadolu Türkçesinde eylem kipliği ifadelerinin biçim birimsel yansımaları tespit edilmiştir. Ancak kiplik kategorilerin belirlenmesinde tek başına biçim birimlerin yeterli olmaması bakımından bağlam, konuşur-eyleyici statüsü vb. kriterler de değerlendirmeye alınmış. Kiplik ifadelerin belirlenmesinde cümle boyutunda değil metin boyutunda değerlendirmenin önemli olduğu görülmüştür. Eylem kipliği Eski Anadolu Türkçesi eylem kipliği örnekleri Kitâbı-ı Dedem Korkut örneği üzerinden açıklanmaya çalışılmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    İSTEM DEĞİŞİMİ VE TEGİ EDATININ İSTEM ÇERÇEVESİNDEKİ DEĞİŞİMLERE ART ZAMANLI BİR BAKIŞ
    (Disiplinler Arası Dil Araştırmaları Derneği, 2021) Karacan, Neslihan
    İstem, yönetim kapasitesi olan sözcüklerin cümlede anlamsal olarak doygunluğa ulaşması için istediği tamlayıcıların sayısı, türü ve bu tamlayıcıların yüklendiği anlamsal rolleri kapsayan bütüncül bir kavramdır. Bir sözcüğün istem çerçevesi, kimi zaman çeşitli sebeplerle değişebilir. Sözdiziminde yönetici öge olarak ortaya çıkabilen edatlar istem yüklü sözcüklerden biridir. Çalışmada istem değişimi kavramı üzerinde durulmuş, edatların istem değişimi art zamanlı bir bakışla açısıyla değerlendirilmiştir. Edatların istem değişiminde, Eski Türkçenin dönemleri arasındaki farklar tegi edatı ile örneklendirilmeye çalışılmıştır. Edatın istem değişimi, bütüncül olarak mantıksal, söz dizimsel ve anlamsal düzeylerde incelenmiştir. Anlamsal istem değişimlerinin tespitinde, anlamsal rol ve anlamsal sınırlılık kategorilerinden yararlanılmıştır. Mantıksal ve söz dizimsel istem değişimlerinin anlamsal isteme etkileri ortaya konmuştur. Edatların dil bilgisel sözcükler olması yönü ile Eski Türkçenin dönemleri arasındaki bu dil bilgisel görevlerinin değişimine istem değişimlerinin etkisi olduğu görülmüştür. Dönemler arasında artan ve azalan bu istem tercihleri onun anlamsal yapısının yanı sıra işlevsel yapısında da farklar ortaya koyduğu tespit edilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    Luciene Tesnière’in Bağımsal Dil Bilgisinde Hiyerarşi ve Türkçede Sözcüklerin Hiyerarşik Yapısı
    (Yakup YILMAZ, 2024) Karacan, Neslihan
    Herhangi bir dildeki cümlelerin, sözcüklerin nasıl yapılandırıldığını, bu sözcüklerin sıralanma biçimini, cümlenin yapısını ve bu yapıların ne şekilde kullanıldığını inceleyen bilim dalı söz dizimidir. Söz diziminde sözcükler birbirleri ile bağımsal ilişkileri çerçevesinde dil bilgisel kurallar çerçevesinde birliktelik kurarlar ve bu bağımsal birlikteliğin sonucunda anlam ortaya çıkar. Söz dizimi dil bilimcilerin dil araştırmalarında en çok ilgilendiği alanlardan biridir. Fiilin merkeze alındığının görüldüğü bağımsal dil bilgisinde bağımsal ilişkilerin bazıları evrenseldir ve her dilde aynı görülürken bazıları ise dillere özgüdür. Yapısalcı dil bilimi kuramının temsilcilerinden olan Luciene Tesnière, Éléments de Syntaxe Structuree eserinde ortaya koyduğu bağımsal dil bilgisi (dependency grammar) ile sözcüklerin bağımsal ilişkilerinin farklı boyutlarını ele aldı. Bunlardan biri de söz diziminde sözcüklerin birbirleriyle olan ilişkilerinin yatay bir düzlemde değil de hiyerarşik olarak dikey bir düzlemde gerçekleştiğidir. Bu dikey düzlemde sözcükler arasında ast-üst ilişkisi vardır. Bazı sözcükler cümlenin oluşumunda daha yukarıda yer alırken bazı sözcükler ise bu piramitte daha aşağılarda yer alır. Bu çalışmada, hiyerarşik olarak yöneticiler ve tamlayanlar arasındaki bağımsal ilişki bağımsal dil bilgisi kuramının ışığında, Türkçede cümlede merkezi yönetici olabilen fiil; yüklemcil cümlelerde merkezi yönetici olabilen edat, sıfat, zarf, isim ve son olarak düğümlerin yöneticisi olabilen edat, sıfat, zarf ve isimlerin konumları değerlendirilmiştir. Değerlendirmede hem Türkiye Türkçesi hem de Eski Türkçeden cümle örneklerine yer verilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    VALENCY AND VERB CATEGORY CHANGES IN SENSORY VERBS: AN EXAMPLE OF ŞECERE-I TERÂKIME
    (Mehmet Akif KARA, 2021) Özdoğan, Hande Ünver; Karacan, Neslihan
    In order to better understand texts and discourses in world languages, verbs are classified in terms of morphological, syntactic and semantic. According to these classifications, sensory verbs that start the perception process are considered as a type of mental verb. Perception verbs have very compact frequency because of being mental process initiator. Recently, there has been an increased interest in the classification of verbs and "mental verb" in linguistics studies, and mental verbs have been started to be determined based on the works of Turkish historical periods. However, the position of the verb within these classifications is not precise and final. The meaning entries of a verb can change according to the valency information. Valency, which is expressing the obligatory and optional gaps that word types such as verb, preposition, noun, etc. open in the management capacity, emerges in logical, syntactic, and semantic dimensions. It is not possible to categorize the verbs that reveal polysemy in a single verb class. One of the main reasons for verbs to change categories is the polysemy of the verb. This polysemy can occur with a change in one of the aforementioned levels of the request. In this study, the effects of the valency on the change of the verb class were determined with examples from the sensory verbs in Abul Gazi Bahadır Han's work titled Şecere-i Terakime. Basic sensory verbs expressing touching, smelling, hearing, seeing and tasting formed the study of the article. Thus, the effect of the polysemy of the sense verbs on the valency categories was tried to be determined based on a historical text.

| Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Alanya, Antalya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim