Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Öztürk, Ali" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 6 / 6
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    Bazı Gıdalarda ve Sağlıklı Kişilerin İdrar Örneklerinde ELISA Yöntemi ile Aflatoksin B1 ve Fumonisin B1 Araştırılması
    ([TR] Yüksek İhtisas Üniversitesi, 2022) Çuhacı, Ülker; Öztürk, Ali; Doğan, Bora; Kalkancı, Ayşe; Tamer, Uğur
    Giriş: Mikotoksinler, üretim ve saklama sırasında gıdaları kontamine eden küf mantarlarının sekonder metabolizma ürünleridir. Yüzden fazla farklı mikotoksin bilinmektedir. En sık görülenleri arasında aflatoksin ve fumonisin bulunmaktadır. Bu toksinler halk sağlığını tehdit etmenin yanı sıra, ekonomik kayıplara da neden olmaktadır. Sağlıklı kişilerin düşük dozda mikotoksin maruziyetinin klinik sonuçları tam olarak bilinmemektedir. Metod: Bu çalışmada, bazı gıdaların ve 43 sağlıklı gönüllünün idrar örneğinde mikotoksinlerden aflatoksin B1 ve fumonisin B1 ELISA yöntemi ile araştırılmıştır. Gıda olarak en çok kontamine olduğu bilinen mısır ve mısır bazlı gıdalar, kuru yemişler, bitki çayları, süt ve süt ürünleri çalışma kapsamına alınmıştır. Bulgular: Mısır ve mısır bazlı örneklerin 14’ünde %100 ve bitki çaylarının 26’sında %100 farklı düzeylerde fumonisin B1 saptanmıştır. İdrar örneklerinin 22’sinde %52,3 fumonisin B1 saptanmıştır. Çeşitli pastörize sütlerin 9’unda %100 , bitki çaylarının 26’sında %100 , kuru yemişlerinin badem ve fıstık ve çeşitli kırmızı biber markalarının 6’sında %100 ve idrar örneklerinin tamamında farklı düzeylerde aflatoksin B1 varlığı tespit edilmiştir. Sonuç: Gıda ürünlerinin çoğunda ve bazı idrar örneklerinde mikotoksin varlığı gösterilmiştir. Mikotoksin maruziyetinin klinik etkileri çok sayıda gönüllüyü kapsayan prospektif çalışmalar ile incelenmelidir.
  • [ X ]
    Öğe
    Covid 19 Sonrası Bilim ve Güven Problemi
    (Maarif Mektepleri, 2021) Öztürk, Ali
    Baş döndüren bu modern dünyayı bilimsel bilgi sayesinde inşa ettik. Teknolojideki gelişmeler, yeni keşifler bilinmeyen birçok soru ve sorun bilim sayesinde açığa çıktı. Bilim sayesinde yeni bir dünya cenneti kurmaya ramak kaldı. Böyle inanlarımız çoktur. Özelikle doğrudan bilim felsefesiyle ilgilenmeyen birçok insan bu sözlere gönül rahatlığıyla kanabilir. Bu yaklaşımları eleştirenler de oldu. Bilim yeni bir killese icat ediyor diyenler, bilim bir kabile bilgisi gibi kendine özgü bir bilgidir, diyenler, bilim bir büyük yanılsamadır diyenler, bilim bizi felakete sürüklüyor diye haykıranlar hep oldu. Ama böyle düşünenler azdı ve onlar sıradan insana pek bir şey söylemiyordu. Şimdi bu pandemi ile işler biraz değişti. Modern dünya artık baş döndürmüyor, çünkü klasik insan öldü; nano-insan ise bu yeni-yapay dünyayı doğal bir dünya gibi görüyor. Yani insan alıştı, ama artık bilimi bir uğraş gibi görmek istiyor, başarılı-başarısız bir uğraş. Anlaşılan hakikat ışığı bilim bildiğimiz bir maraba uğraşına dönmeye hazırlanıyor. Şimdi pandemi de bu hakikate yardım etti, bilim zaten klasikinançlarımızı epeyce yormuştu. Peki, şimdi ne oldu? Şimdi bilim değil, yerine hezeyanlarımız metafizik üretecek, bilimse sıradan bir iş olacak öyle mi, bunu çeşitli parametrelerle tartışmaya çalışıyorum. Ola ki geleceği biraz daha fazla anlama şansımız olsun.
  • [ X ]
    Öğe
    ORGANİK ÖĞRETİDEN POSTMODERN-DİJİTAL TASARIMA FOLKLORİK MİRASIN KRİZLERİ VE TOPLUMSAL ETKİSİ
    (2020) Öztürk, Ali; Emre, İsmet
    Modern dönemde bir toplumu inşa eden tüm üretim biçimlerinde amaçlı veya zorunlu birçok değişiklik meydana gelmiştir. Folklor, modern döneme ait bir tanımlama olsa da yaslandığı ontolojik kurgusu, işlevi ve rolü insanlık tarihi kadar eskidir. Fakat modernleşme, sanayileşme, postmodernite ve dijital devrim folklorik üretimlerin kendi doğal serüvenini ziyadesi ile etkilemiş ve başkalaştırmıştır. Klasik dönemde folklorik ögeler doğal, insani ve toplumsal işlevleriyle, inşacı ve yönlendirici roller üstleniyordu. Modern döneme geldiğimizde bu inşa ve yönlendirme rolü makro siyasal hedeflerle birleşerek birincil derecede politik bir boyut kazandı. Bu yönü ile de kimlik inşasına kaynaklık eden önemli bir form olarak yeni bir rol üstlendi. Ayrıca Batılılaşan top- lumlarda yerel folklorik ögeler uzun dönemler yasal sınırlamalarla ve kimi pejoratif uygulamalarla karşılaştı. Bununla birlikte Batı folkloru çeşitli modern araçlarla diğer toplumlar üzerinde de etkili olmaya başladı. Hiç kuşkusuz postmodern ve dijital dönemde yerel ögelere kimi yeni imkânlar doğmuştur. Ancak bu dönemde, klasik dönemin doğal üretimi, modern dönemin yapısal etkeni olarak folklorik miras dijital indirgemeci, dışsal- laşmış, araçsallaşmış, tüketim ve küresel pazarın büyüyen sanayisine eklemlenmiş rolleri ile klasik işlevlerini neredeyse tamamen kaybetmiş; modern işlevleri ise geçerliliğini yitirmeye başlamıştır. Folklorik üretimler in- san topluluklarının dinamik, organik mekanizmaları ile iç içe geçmiştir. Folklora ait üretimler karakteristiği gereği büyük ölçüde sanal, kurgusal cinsten dahi olsa pür proje unsuru mühendislik çalışmaları kabilinden de- ğildir. Öncelikle yaslandıkları kimi toplumsal, tarihsel, kültürel gerçekler vardır. Kimi vakalardan, hassasiyet- lerden ve hedeflerden doğmuşlardır. Bununla birlikte durağan değillerdir. Belli bir geleneğe yaslanmakla bir- likte dönemden bireye, durumdan geleceğe organik, yoruma açık, canlı ve kişilikli bir olgudan bahsedebiliriz. Bu üretimlerin doğrudan mühendislik çalışması, ticari bir meta, dijital bir efekt vb. endüstri kültürünün parçası hâline gelmesi, kendi doğal işlevini tamamen yitirerek toplumsal dinamizmi örgütleyen rollerini kaybetmesi anlamına da gelmektedir. Bu ise sadece folklorik üretimlerin krize girmesini değil aynı zamanda toplumsal inşanın ve toplumsal oluşumların da derinden sarsılıp değiştiğine işaret etmektedir. Değer toplumsal ögelerde yaşanan değişikler gibi folklorik ögelerde yaşanan değişiklikler de çizgisel ve tamamen benzer biçimde değildir. Bununla birlikte zamanın ruhu, büyük paradigmaların etkisi, küresel büyük motivasyonlar ve benzeri başat fak- törler tüm sosyal olayların yönüne şu veya bu şekilde etki etmektedir. Özelikle son birkaç asırdır Batı’da yaşa- nan büyük değişmeler sadece Batı toplumlarını şekillendirmekle kalmadı aynı zamanda Batı-dışı toplumları da ziyadesiyle etkiledi. Bu yüzden Batı sosyo-siyasal tarihiyle neredeyse özdeş kabul edilen, klasik dönem (pre- modern dönem), modern dönem ve postmodern-dijital dönem şeklindeki epistemolojik sınıflama kimi gelişme- leri sistematik bir biçimde ele almamıza yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda Batıda ve Batı-dışı toplumlarda folklorik ögeler başta olmak üzere tüm kültürel ögeler başlangıçta toplumsal dinamiklerin kendi işleyişine bağlı olarak şekillenirken, modern dönemde devlet eliyle yeniden şekillenen ve özelikle Batılaşma etkisiyle de yapısal dönüşüme uğrayan bir nitelik kazandı. Ancak postmodern-dijital döneme geldiğimizde yeni teknolojiler ve pro- fesyoneller eliyle çoklu bir taarruzla karşı karşıya kalan folklorik ögeler çok yönlü rol değişikliğine uğramak durumunda kalmıştır. Bu çerçevede bu çalışmada klasik dönem, modern dönem ve postmodern dijital dönem tanımına bağlı olarak folklorik değişimlerin doğası ve yönü analiz edilerek bazı tespitler ve öneriler yapılmıştır. Çalışma, karşılaştırmalı teorik bir çalışmadır.
  • [ X ]
    Öğe
    Siber Ku?resel: Nano-İnsan, Sanalite Toplum ve Diji-Topluluklar (Qu-Post Pandemi Sonrası Du?nya)
    ([TR] Çocuk Vakfı, 2020) Öztürk, Ali
    İnsanlık bir su?redir geleceğini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Ancak belirsizlikler çok. Du?nya dengeleri su?reci belirsiz hale getiriyor. Çevre toplumlarının arayışları da var. Ama dijital insan kaderini ve reyini açık etti. Bana gelin diyor. Bu pandemi de işin cabası oldu. Öyle mi olacak, bunu anlamaya çalışıyorum. İnsanlığın medeniyet etme ve medeniyeti dönu?ştu?rme becerisi devam ediyor. İnsanın bu becerisi tek başına bir gerekçe olsa da kuşkusuz çok başka faktörler bu değişime yardımcı oluyor. Bunlardan birisi de pandemi diye ifade edilen ku?re-salgın bu?yu?k felaketler ve bu?yu?k şoklardır. Zira kimi zorlayıcı dış faktörler insanın hikayesini ve medeniyet etme biçimini de şekillendirmektedir. Nitekim tarihte yaşanmış bu?yu?k değişimler ile felaketler ve bu?yu?k travmalar arasında bir bağ kurulması sosyal bilimlerde yeni bir durum değildir. Bu çalışma söz konusu Covid-19 ya da Korona viru?s diye adlandırılan yeni bulaşığın toplumsal değişmelere ne tu?rden etki edeceğine dair bir öngöru? niteliğindedir.
  • [ X ]
    Öğe
    The crisis of folkloric heritage and its social effects from organic doctrine to postmodern digital policy
    (Geleneksel Yayincilik Ltd Stl, 2020) Öztürk, Ali; Emre, İsmet
    In the modern era, all forms of production that build a society have undergone many oriented-intended or necessary changes. Although folklore is a modern definition, its ontology, function and role are as old as human history. However, modernization, industrialization, postmodern and digital revolution influenced and transformed the natural adventure of folkloric productions. In a period that we could call classical, folkloric elements assumed constructive and directing roles with their natural, human and social functions. When we came to the modern era, this role of construction and direction was combined with macro-political objectives and gained a primary political dimension. With this aspect, it was redefined as an important form of identity construction. In addition, local folkloric elements in Westernizing societies have long faced legal restrictions and some pejorative practices. Instead, western folklore began to influence other societies through various modern means. When we came to the postmodern and digital era, local elements gained some advantages. But the natural production of the classical period, the structural factor of the modern era, the folkloric heritage, digital reductionist, externalized, instrumentalized, consumption and articulated roles in the growing industry of the global market, almost completely lost its classical functions and reduced its modern functions. In shaping a society by folkloric effects, we are talking about a vivid, dynamic, touching and touching form of production that affects all the processes of the individual born from the details of daily life and perhaps affects the capillaries of daily life. Folkloric productions match up with the dynamic, organic mechanisms of human communities. Even many folkloric process have been shaped as virtual, fictional forms, its productions are not completely capable of being engineering studies. But folkloric productions relay on a certain tradition, we can talk about an organic, open to interpretation, lively and personality situation from period to individual, from situation to future. Folkloric elements became a part of direct engineering work, a commercial commodity, a digital effect and so on step by step. Naturally, becoming part of the industrial culture forced it to lose its natural function completely. Furthermore, folkloric elements lost their classical role in organizing social dynamism due to this transformation. This implies that not only folkloric productions go into crisis, but also social construction and social formations are deeply shaken by such situation. In this context, some determinations and suggestions have been made by analyzing the nature and direction of folkloric changes in accordance with the definition of classical period, modern period and postmodern digital period. The study is a comparative and theoretical study.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    The digi-image age and the issue of the genericitazation of truth in the context of comparative religion
    (2021) Öztürk, Ali
    With digitalism, humanity entered a new age-the digital metaphysical period. Significant distinctions from previous epochs mark this period. Indeed, digitalism produces a transformation in every field via its specified applications, resulting in the creation of a new natural cosmos and a new human species. Unarguably, in addition to all its productions, the field in which digitalism most excels, owing to its inherent nature, is the adoption of an imaginary state of being as a database. This field, which we might refer to as the digi-image, has a significant impact on fields that can be changed into imaginary productions, such as belief, mystification, value, and culture, as well as the process of change in general. This study is a comparative and theoretical study of the new role that faiths, beliefs, and civilizations will play due to digital image transformation.

| Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Alanya, Antalya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim