Yazar "Kaykusuz, Hilal Nas" seçeneğine göre listele
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
Öğe Aday sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişiminde mentorluk uygulaması: Bir durum çalışması(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi / Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2020) Kaykusuz, Hilal Nas; Şahin, AhmetBu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecinin mentorluk uygulaması açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada deneyimli öğretmenlerin mesleğe yeni başlayan öğretmenlere yönelik mentorluk rollerini ne düzeyde gerçekleştirdikleri aday öğretmenlik yetiştirme süreci bağlamında belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül çoklu durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubu Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilkokullarında görev yapan sekiz aday sınıf öğretmeni ile bu öğretmenlerin danışmanları olan yedi danışman öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde bireysel yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Bireysel yüz yüze görüşmelerde dokuz açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formlarındaki sorular aynı konuları içerecek şekilde aday sınıf öğretmenleri ve danışman öğretmenler için ayrı formlar şeklinde düzenlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve tümevarımsal içerik analizleri kullanılmıştır. Katılımcılardan alınan cevaplardan yola çıkarak aday öğretmenler, mentorluk kavramını danışmanlarının kendilerine oryantasyon imkanı sağlaması, yol göstermesi ve ihtiyaç duyduklarında yardım etmesi olarak ifade etmişlerdir. Fakat mentorluk kavramı hakkında yanlış bilgiye sahip ya da mentörlük kavramı hakkında fikri olmayan aday öğretmenler de bulunmaktadır. Danışman öğretmenler ise mentorluğu aday öğretmen yetiştirme sürecinde aday öğretmenlere yol göstermek, yardım ve rehberlik etmek olarak ifade etmişlerdir. Araştırma bulgularına göre aday öğretmenlerin mesleki ve sosyal sorunlarını çözmelerinde aldıkları mentorluk hizmeti yeni atanan öğretmenlerin bu süreci daha sağlıklı geçirmelerine yardımcı olabilmektedir. Danışman öğretmende olması gereken kişisel özellikler iyi niyetli olma, kibar olma, güler yüzlü olma, anlayışlı olma, empati yapabilme, şeklinde ifade edilirken mesleki özellikler yeniliklere açık olma, kıdemli olma, pedagojik açıdan bilgili olma şeklinde ifade edilmiştir. Çalışma bulgularına göre katılımcıların birçoğu, aday öğretmenlik sürecinde gerçekleştirilen uygulamaların yararlı olduğunu düşünmekte, bu sürecin bir takım düzeltmelerle devam etmesini istemektedir. Katılımcıların aday öğretmenlik sürecinin daha sağlıklı olması için neler yapılması gerektiğine ilişkin görüşleri incelendiğinde, öncelikli olarak süreç içerisinde yer alan formların azaltılmasını, danışman öğretmenlerle aday öğretmenlerin daha yakın iletişim içinde olması, aday ve danışman öğretmenin aynı okulda ve aynı branşta görev yapması, aday öğretmenlere verilen eğitimlerin uygulamaya dönük olması istenmektedir. Bu süreçte çok fazla form ve evrak doldurmak durumunda kalan öğretmenlerin bu durumdan memnun olmadıkları dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecinin sistemsel kurgu açısından mentorluk uygulamalarına uygun ve elverişli bir ortam hazırladığı söylenebilir. Ancak katılımcıların görüşlerinden hareketle, bu sistemsel kurgunun daha çok kağıt üzerinde kaldığı, aday öğretmen yetiştirme sürecinde yeterince mentorluk uygulamalarına etkili şekilde yer verilmediği görülmektedir.Öğe Aday sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişiminde mentorluk uygulaması: Bir durum çalışması(Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, 2020) Kaykusuz, Hilal Nas; Şahin, AhmetBu çalışmada Milli Eğitim Bakanlığı Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecinin mentorluk uygulaması açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada deneyimli öğretmenlerin mesleğe yeni başlayan öğretmenlere yönelik mentorluk rollerini ne düzeyde gerçekleştirdikleri aday öğretmenlik yetiştirme süreci bağlamında belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül çoklu durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubu Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilkokullarında görev yapan sekiz aday sınıf öğretmeni ile bu öğretmenlerin danışmanları olan yedi danışman öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde bireysel yüz yüze görüşmeler yapılmıştır. Bireysel yüz yüze görüşmelerde dokuz açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formlarındaki sorular aynı konuları içerecek şekilde aday sınıf öğretmenleri ve danışman öğretmenler için ayrı formlar şeklinde düzenlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve tümevarımsal içerik analizleri kullanılmıştır. Katılımcılardan alınan cevaplardan yola çıkarak aday öğretmenler, mentorluk kavramını danışmanlarının kendilerine oryantasyon imkanı sağlaması, yol göstermesi ve ihtiyaç duyduklarında yardım etmesi olarak ifade etmişlerdir. Fakat mentorluk kavramı hakkında yanlış bilgiye sahip ya da mentörlük kavramı hakkında fikri olmayan aday öğretmenler de bulunmaktadır. Danışman öğretmenler ise mentorluğu aday öğretmen yetiştirme sürecinde aday öğretmenlere yol göstermek, yardım ve rehberlik etmek olarak ifade etmişlerdir. Araştırma bulgularına göre aday öğretmenlerin mesleki ve sosyal sorunlarını çözmelerinde aldıkları mentorluk hizmeti yeni atanan öğretmenlerin bu süreci daha sağlıklı geçirmelerine yardımcı olabilmektedir. Danışman öğretmende olması gereken kişisel özellikler iyi niyetli olma, kibar olma, güler yüzlü olma, anlayışlı olma, empati yapabilme, şeklinde ifade edilirken mesleki özellikler yeniliklere açık olma, kıdemli olma, pedagojik açıdan bilgili olma şeklinde ifade edilmiştir. Çalışma bulgularına göre katılımcıların birçoğu, aday öğretmenlik sürecinde gerçekleştirilen uygulamaların yararlı olduğunu düşünmekte, bu sürecin bir takım düzeltmelerle devam etmesini istemektedir. Katılımcıların aday öğretmenlik sürecinin daha sağlıklı olması için neler yapılması gerektiğine ilişkin görüşleri incelendiğinde, öncelikli olarak süreç içerisinde yer alan formların azaltılmasını, danışman öğretmenlerle aday öğretmenlerin daha yakın iletişim içinde olması, aday ve danışman öğretmenin aynı okulda ve aynı branşta görev yapması, aday öğretmenlere verilen eğitimlerin uygulamaya dönük olması istenmektedir. Bu süreçte çok fazla form ve evrak doldurmak durumunda kalan öğretmenlerin bu durumdan memnun olmadıkları dikkat çekmiştir. Sonuç olarak, MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Sürecinin sistemsel kurgu açısından mentorluk uygulamalarına uygun ve elverişli bir ortam hazırladığı söylenebilir. Ancak katılımcıların görüşlerinden hareketle, bu sistemsel kurgunun daha çok kağıt üzerinde kaldığı, aday öğretmen yetiştirme sürecinde yeterince mentorluk uygulamalarına etkili şekilde yer verilmediği görülmektedir.Öğe Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Okul Öncesi Eğitimde Öğretmen Cinsiyetine Yönelik Görüşleri(Aydin Adnan Menderes University, 2019) Koçak, Duygu; Kaykusuz, Hilal NasOkul öncesi öğretmenliği öğrencilerinin, okul öncesi eğitimde öğretmen cinsiyeti ile ilgili görüşlerinin ortaya çıkarılmasının amaçlandığı bu çalışma, nitel araştırma desenlerinden betimsel tarama modelindedir. Araştırmanın katılımcılarının belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yaklaşımı benimsenmiştir. Maksimum çeşitliliği sağlamaktaki temel amaç farklı özelliğe sahip bireylerin (cinsiyet, eğitim alınan üniversite, kaçıncı sınıfta oldukları, yaşları, okul öncesi eğitim alıp almadıkları, eğer aldılarsa kendi öğretmenlerinin cinsiyeti gibi) çeşitlilik gösteren özelliklerde okul öncesi eğitimde öğretmenin cinsiyetine dair görüşlerinin tam bir şekilde ortaya konulmasına fırsat verilmiştir. Bu bağlamda 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz döneminde farklı devlet üniversitelerinde okul öncesi eğitimi alan 41 katılımcı cinsiyet, eğitim aldığı üniversite, okul öncesi eğitim alıp almama durumuna göre çeşitlenmiştir. Çalışmada, okul öncesi eğitimde öğretmenin mesleki bilgi ve becerisinin, çocuklarla iletişiminin, çocuklara yaklaşımının ve sahip olduğu kişilik özelliklerinin cinsiyetten daha önemli olduğuna dair görüşler çoğunlukta bulunmaktadır. Fakat çocukların öz bakımlarıyla ilgilenmede kadınların annelik duygusuna sahip olmasından, erkeklere göre çocuklara daha sabırlı yaklaşmasından, çocukların kadın öğretmenlere ihtiyaçlarını daha rahat söyleyebileceğinden, çocukların ahlak gelişimi açısından, erkek öğretmenlerin toplumsal açıdan özellikle kız çocuklarının öz bakımlarıyla ilgilenmesinin doğru olmayacağından ve çocuk istismarını önlemek amacıyla okul öncesi eğitimde öğretmenlerin kadın olması gerektiği yönünde görüşler çoğunlukta bulunmaktadır.












