Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Karakuzu, Fatumatuz Zehra" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 2 / 2
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    Doku Oksijen Saturasyonunun Ölçülmesi için Optik Bir Sistemin Geliştirilmesi ve Klinik Çalışmalarda Test Edilmesi
    (2020) Sircan-Kucuksayan, Aslinur; Canpolat, Murat; Özkan, Ömer; Soyuğur, Merve; Karakuzu, Fatumatuz Zehra
    Oksijen saturasyonu metabolizmanın anahtar bileşenlerinden biridir. Doku oksijen saturasyonu (StO2) mikrodolaşıma sunulan oksijen ile doku tarafından kullanılan oksijen arasındaki dengeyi direkt olarak yansıtır. Hastaların değerlendirilmesinde hemodinamik monitörizasyon önemli rol oynamaktadır. Hemodinamik izlem kalp atım hızı, kan basıncı, kardiyak dolum basınçları, SaO2 ve SvO2 gibi parametreleri içermektedir. Ancak hemodinamik monitörizasyon ile sadece makro dolaşım değerlendirilmektedir. Hem altta yatan patofizyolojiye uygun tedavinin düzenlenmesinde hem de herhangi bir sorun ortaya çıkmadan koruyucu tedbirlerin alınabilmesi için mikro dolaşımın değerlendirilmesi gerekmektedir. StO2 mikro dolaşımın değerlendirilmesinde önemli bir parametredir. Kompleks doku kayıplarının onarımı için, vasküler desteğe sahip olan, fonksiyonel ve estetik sonuçlar veren, vücudun bir bölgesinden diğer bölgesine aktarılabilen doku parçalarına flep denir ve plastik cerrahide sıklıkla kullanılır. Flepteki mikrodolaşım bozukluğunun erken belirlenmesi flebin kurtarılmasında ön koşuldur ve flep prognozu için çok önemlidir. Bu nedenle, flepleri objektif izleme yöntemi hekimler için değerli bir araç olacaktır. Postoperatif flep takibi StO2 ölçümü ile yapılabilir. Son yıllarda birçok hastalığın tanısında optik yöntemler giderek daha fazla araştırılmaktadır. Bu araştırmalarda amaç hastalıkları minumum acı veren, girişimsel olmayan yöntemlerle ve erken aşamada teşhis etmektir. Ayrıca sonuçların değerlendirilmesinde gerçek zamanlı ve pratik çalışan sistemlerin geliştirilmesi optik yöntemlerle yapılan çalışmaların diğer hedefleridir. Bu yöntemlerde dokuya gönderilen ışık dokuyla etkileşir, geri yansıyan ışık toplanır ve analiz edilir. Kanın oksijen saturasyonunun değişimi, ışığın absorpsiyonunu da oldukça değiştirir. Dolayısıyla dokudan geri yansıyan ışık analiz edilerek doku oksijen saturasyonu belirlenebilir. Bu projenin amacı, doku oksijen saturasyonunun gerçek zamanlı ve sürekli ölçümünü sağlayan optik bir sistem geliştirmek ve plastik cerrahisinde flep yapılan hastalarda flep canlılığını belirlemede kullanımını araştırmaktır. Projemiz üç aşamadan oluşmaktadır: Birinci aşamada doku oksijen saturasyonunu ölçebileceğimiz ve hasta başı monitörü olarak klinik takip yapabileceğimiz bir cihazın ar-ge si tamamlandı ve ilk prototipi üretildi. İkinci aşama da cihaz ile hastalardan ölçümler yapılarak klinik geri bildirimlerin alındı. Cihazla alınan ölçümler sırasında yapılması gereken düzeltme ve değişiklikler belirlendi, klinik çalışmaya uygun prob tasarlandı ve kalibrasyonlar yapıldı. Üçüncü aşama ise geliştirdiğimiz cihazın Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisinde flep yapılan hastalarda doku canlılığını değerlendirme ve takip etmede kullanımı araştırıldı. Yapılan klinik çalışmada 24 hastanın flebinden alınan ölçümlerde, iki hastada oksijen saturasyonunda düşme erken aşamada belirlendi. Cihazın ölçüm sonuçları ile klinik veriler karşılaştırıldığında, geliştirilen yöntemin doku oksijen saturasyonunun belirlemede %100 duyarlılık ve özgünlüğe sahip olduğu gösterildi. Sonuçlar geliştirilen optik cihazın ile in vivo StO2 değerlerinin ölçülebileceğini gösterdi. Optik cihazın flep takibinde hemen sonuç veren, sonucu kullanıcının tecrübesine bağlı olmadan objektif olarak belirleyebilen, invazif olmayan, maliyeti düşük medikal bir cihaz olarak kullanılma potansiyeli bulunmaktadır.
  • Yükleniyor...
    Küçük Resim
    Öğe
    Glokom hastalarında sistemik vasküler regülasyonun akış aracılı dilatasyon yöntemi ile değerlendirilmesi
    (Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi / Lisansüstü Eğitim Enstitüsü / Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı / Moleküler Tıp Bilim Dalı, 2021) Karakuzu, Fatumatuz Zehra; Sırcan Küçüksayan, Aslınur; Aslan, Fatih
    Amaç: Glokom dünya genelinde geri dönüşümü olmayan körlüğün en yaygın nedenlerinden biridir. Glokom insidansı yaş gibi faktörlere bağlı olarak artış göstermektedir. Günümüzde glokomun gelişmesinde vasküler nedenler olabileceğine dair önemli bulgular mevcut olup, glokom ile vasküler hastalıklar arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Vasküler hastalıkların tanısında fotopletismografi akış aracılı dilatasyon (PPG-FMD) yöntemi ile endotelyal fonksiyon ölçümü klinisyenlere faydalı bilgiler sağlamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı uzman bir göz hekimi tarafından dahil/hariç olma kriterlerine uygun olarak psödoeksfoliasyon sendrom (PES), psödoeksfoliasyon glokom (PEG) ve primer açık açılı glokomu (PAAG) bulunan katılımcılar ile sağlıklı katılımcılar arasındaki endotelyal fonksiyonların fotopletismografi akış aracılı dilatasyon (PPG-FMD) yöntemi ile ölçülmesi ve sonuçların karşılaştırılmasıdır. Yöntem: Tüm katılımcıların PPG-FMD yöntemi ile endotelyal fonksiyon ölçümü yapıldı. Ayrıca ön ve arka segment biyomikroskopisi, göz içi basınç ölçümü, santral kornea kalınlığı, gangliyon hücre kompleksi, peripapiller sinir lifi kalınlığı ölçümlerini içeren ayrıntılı oftalmolojik muayene ölçümleri yapıldı. Veriler istatistiksel analiz için elektronik ortamda kaydedildi ve istatistiksel analizler yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza katılım kriterlerini sağlayan ve gönüllü olan toplam 55 birey dahil edilmiştir. PES grubundan 16 (yaş ortalaması 66,4 ± 8,2), PEG grubundan 14 (yaş ortalaması 69,5 ± 5,5), PAAG grubundan (yaş ortalaması 63,7 ± 7,7) ve sağlıklı benzer demografik özelliklere sahip 13 (yaş ortalaması 62 ± 8,4) katılımcı ile çalışma gerçekleştirildi. Gruplar arasında demografik ölçümler, antropometrik, vital ve kategorik ölçümler arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Yapılan çalışmada endotelyal fonksiyon ölçümlerinde gruplar arasında anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Endotelyal fonksiyon ölçüm sonuçları kontrol grubunda %124,5 ± 10,1, PES grubunda %118,6 ± 8,6, PAAG grubunda %85,4 ± 6 ve PEG grubu için %82,5 ± 4,3 olarak bulundu (p<0.001). Endotelyal fonksiyon değerlerinin kontrol grubundan anlamlı derecede daha düşük olduğu bulundu. Ayrıca endotelyal fonksiyon değerlerinin göz içi basınç ölçümü, gangliyon hücre kompleksi, peripapiller sinir lifi kalınlığı ile korelasyon gösterdiği belirlendi. Sonuç: Glokom ve psödoeksfoliasyon sendromlu hastalarda PPG-FMD yöntemiyle endotelyal fonksiyon ölçümünün yapıldığına dair bir çalışma bulunmamaktadır. Daha ileri çalışmalar sonucunda, PPG-FMD ile endotelyal fonksiyon ölçümünün klinikte tanı için önemli bir yöntem olarak kullanılma potansiyeli bulunmaktadır.

| Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Alanya, Antalya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim