Arşiv logosu
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
Arşiv logosu
  • Koleksiyonlar
  • Sistem İçeriği
  • Analiz
  • Talep/Soru
  • Türkçe
  • English
  • Giriş
    Yeni kullanıcı mısınız? Kayıt için tıklayın. Şifrenizi mi unuttunuz?
  1. Ana Sayfa
  2. Yazara Göre Listele

Yazar "Bulut, Serdar" seçeneğine göre listele

Listeleniyor 1 - 13 / 13
Sayfa Başına Sonuç
Sıralama seçenekleri
  • [ X ]
    Öğe
    Alanya (Antalya) İlçesi Ağızlarından Tespit Edilen Atasözleri ve Deyimler
    (2023) Bulut, Serdar
    Atasözleri ve deyimlere bakılınca atasözleri, yazım ve anlatım uzunluğuna karşılık; deyimler çoğunlukla iki üç kelimelik birleşik fiil, isim tamlaması, sıfat tamlaması vb. kuruluşunda veya kısa cümleler hâlinde bulunurlar. Kapsam alanı olarak deyimler, toplumsal hayatın çeşitli alanlarıyla ilgili gözlem, tecrübe, değer yargıları gibi özelliklerden meydana gelen ve belli ifade güzellikleri ihtiva eden özlü sözlerdir. Alanya ağzı, Leyla Karahan’ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması isimli çalışmasına göre Batı Grubu Ağızları içinde Afyon, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Burdur, Bursa, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Isparta, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Uşak ve Nallıhan (Ankara) ağızları ile I. Grup (Karahan, 1996: 150) içinde yer alan Antalya ağzı bünyesindedir. Bölgede yaşayan Yörük/Türkmen halkı, Alanya ağzı olarak adlandırılan bir konuşma şeklinin oluşmasını sağlamıştır. Yöre, söz varlığı bakımından zengin bir ağız kullanımına sahiptir. Sözcüklerin yanında kalıp ifadelerin de çokluğu dikkat çekmektedir. Bu kalıp ifadeler içinde atasözleri ve deyimler önemli yer edinmektedir. Ömer Asım Aksoy’un bölge ağızlarında tespit ettiği atasözleri ve deyimlere ek olarak yörede henüz derlenmemiş çok sayıda atasözü ve deyim mevcuttur. Bu çalışmamızda yazılı ve sözlü kaynaklarda yer alan Alanya işaretli atasözleri ve deyimler atasözleri ve deyimlerle ilgili sınıflandırmalar baz alınarak ele alınacaktır. Bu çalışmanın hem Türkiye Türkçesi ağızlarına hem de atasözü ve deyimlerle ilgili sözlüklere katkı yapması amaçlanmaktadır. Atasözleri ve deyimlerin anlamsal çözümlemeleri yapılırken yöredeki insanlardan da metin derlemeleri yapılmıştır ve anlamsal bağlam bu şekilde oluşturulmaya çalışılmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    Alanya (Antalya) Yer Adlandırmalarında Renklerin Yeri
    (2022) Bulut, Serdar
    Antalya’nın tarihi dokusu ile öne çıkan ilçelerinden Alanya’nın yerleşim halinde olan birçok köy, mahalle, mevki, cadde, sokak gibi sürekli yerleşim yerleri ileyayla, vadi, dağ, koy, sahil gibi geçici yerleşim yerleri ve çeşme, mezarlık, köprü, kule gibi mimari olarak yapılan yerleşim yerleri mevcuttur. Bu yerleşim yerlerinin hepsinin kendine toponomi açısından bakılırsa kendine has adları mevcuttur. I. AlaaddinKeykubad’ın fethettiği ve adını verdiği Alanya’nın yer adları noktasında Türkçe adlandırmalar önemli yer tutmaktadır. Alanya’da yer adlarının çoğunun boy, sülale veya aile adı olduğunu söyleyebiliriz. Bunların yanında bitki adları, hayvan adları, dinsel adlar, coğrafi adlar, renk adları vb. birçok adlandırma yer almaktadır. Tüm bu adları toplayınca toplamda Alanya’da 600 civarı ad karşımıza çıkmaktadır. Renkler, Türkçe yer adlarında önemli bir katmanı oluştururlar. Tarihî metinlerden itibaren renklerden yer adı verme geleneğinin izlerini sürmek mümkündür. Türkçenin ilk yazılı belgeleri sayılan Orhun Yazıtlarında ak (ak termel “Ak Termel ırmağı” T I/25), kara (kara göl “Kara göl” KT K/2), kök (kök tengri “Mavi gökyüzü” K D/1, BK D/2; kök öñ “Kök Ön ırmağı” T I/15) yaşıl (yaşıl ögüz “Sarı ırmak” KT D/1, BK D 15) gibi renk sıfatları ile yer adları yapılmıştır. Renk adları, yerleşim bölgesinin arazi durumu, bitki örtüsü ve iklim özelliklerindeki renk unsurlarının ön plana çıkarılarak kullanılmasıyla oluşturulmuştur. Türk lehçelerindeki renk adlarıyla ilgili yapılan araştırmalarda kara, ak, kızıl, yaşıl ve sarıg’ın her yeri ve her şeyi adlandırmakta yaygınlığını, ikinci sırada yer alan ala, kök, boz ve kır renklerinin ise yalnızca belli nesneleri adlandırmakta kullanıldığı tespit edilmiştir. Alanya’da da yer adlarında kara, ak, yeşil, kızıl, gökçe, sarı adları öne çıkmaktadır. Bu çalışmamızda bu adların üzerinde durarak renk adlarının yer adlandırmasındaki önemine dikkat çekmeye çalışacağız. İlgili adları analiz ederek oluşum şekillerini dilbilimsel olarak ortaya koyacağız.
  • [ X ]
    Öğe
    Alanya’da derlenerek yazıya geçirilen çocuk masallarının değerler eğitimi açısından incelenmesi
    (2024) Bulut, Serdar; Demirdöğen, Elif
    Kültürel çalışmaların kent değerlerini özgün olarak şekillendirdiği günümüzde yerel noktaları konu edinen değerler ön plana çıkmaktadır. Çalışmamızda Alanya masallarının, Alanya’nın hızlı gelişimi, etkileşimi kültürel çalışmaların kaybolmasına zemin oluşturmaktadır. Çocukların ilgi göstererek okudukları ve dinledikleri masallar, temalar sayesinde toplumun temel değerlerinin aktarılmasında önemli bir yere sahip olmaktadır. Araştırmanın amacı; Alanya’da sözlü gelenek unsuru olarak belirlenen Alanya masallarının değerler eğitimi açısından incelenmesini sağlamaktır. Bu masalların değerler eğitiminde ne kadar etkiye sahip olduğunu belirleyip masalların çocukların yaşamına kaynaklık ederek yön verme durumunu ortaya çıkaran masal örneklerine bakılmıştır. Bu doğrultuda toplumlarda kuşaktan kuşağa aktarılan masallar çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Sözlü ve yazılı gelenek unsuru olan masallardan Alanya masallarına ulaşılmıştır. Bu masallar doküman analizi ile analiz edilmiştir. Aynı zamanda kaynak kişilere ulaşılarak Alanya masalları dinlenip kayıt altına alınmıştır. İncelenen Alanya masallarından çocuk masallarına uygun olanlar belirlenip değerler eğitimi açısından analizi yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel analiz yapılarak verilerin doküman incelemesiyle elde edilmesi sağlanmıştır. Alanya masallarında incelenecek olan değerler şu şekildedir: Sevgi, yardımseverlik, şefkat, iyilik yapmak, dostluk, sadakat, adalet, cesaret, nezaket, dürüstlük, aile birliğine önem verme, dayanışma, çalışkanlık, saygı, sorumluluk, hoşgörü, sabır, öz denetim, vatanseverlik değerleridir. Alanya masallarında bu değerlerin yer alma durumuna bakılmış ve oranlanmıştır. Bulunan değerlerin masallar üzerinden örneklerle birlikte gösterimi sağlanmıştır. Analiz edildiğinde en fazla konu edilen değeri sevgi değeri olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    An Imprecate Suffix from Fethiye Dialect to Turkey’s Turkish: {-(y)AsIcIk}
    (2020) Bulut, Serdar
    Curse (beddua), which is named as (kargış) imprecation, derives from combination of two words -Persian ‘bed’ and Arabic ‘dua’. It means ‘bad pray’ or ‘bad wish’. Imprecation and Curse can be defined asthe cliché words that reinforces the expression, giving the words originality, relaxing the speaker andinvolving bad ideas and wishes. They can be used in order to sooth the sufferer and the object of themischief, the desperate person and the like. In short, they can be accompanied with the words ‘lament, illlament, malediction, refraction, imprecation and damnation’ which also mean bad wish. In imprecations andcurses usually the person who imprecates and curses are not active. People who imprecate and curse do havethe power, ability and possibility to give the punishment they wished. Thus they wish the people who theywished to curse or imprecate to be punished by the God. In this study, it is aimed to, even though it is notcommon in Turkey’s Turkish dialect, the imprecate and curse suffix {-(y)AsIcIk}, which is found in thedialect Fethiye district of Muğla province and the imprecations and curses made with this suffix. Thisimprecate and curse suffix {-(y)AsIcIk} is a different form of the imprecate and curse suffix {-(y)AsIcA}. Insemantic value and structure these two suffixes are on the same level. All imprecates and curses can be toldon many situations. Some of these are; ‘Aklı çıvasıcık (God takes your mind awa), çenesi kopasıcık (Godpulls your jaw away), sesi soluğu çıkmayasıcık (God takes your breath and voice), sesi yer altından gelesicik(Gad lets your voice come from underworld), konuşmaz olasıcık (God makes you speechless), dilleredüşesicik (God makes you be talked about), cehennem kütüğü olasıcık (God makes you burned in hell),kurşunlara gerilesicik (God makes you be shot).” {-(y)AsIcIk} suffix is an imprecate and curse suffix formedas a result of strengthening the verbal adjectival and subjunctive functioning suffix {-(y)AsI} with diminutivesuffix {+cIk}. Even though this suffix gives the impression of a gerundium, it gives the function of a verbaladjectival. We could say that from the fact it constitutes the adjectival element of the adjective clause. Itcould be demonstrated from the examples of ‘kör olasıcık (adam) (God makes him blind), çenesi kopasıcık(kadın) God pulls her jaw away). While it could be considered as a verbal-adjectival suffix, this suffix whichis only found in imprecates and curses, could also enter the literature as a imprecate and curse suffix since itis only and particularly used in imprecates and curses
  • [ X ]
    Öğe
    Analysis of Yunus Emre Institute Turkish for Children (ÇİT) 1-2 Coursebooks in Terms of Vocabulary and Grammar Patterns
    (Kahramanmaras Sutcu Imam University, 2025) Ökmen, Damla Nur; Özer, Meryem; Bulut, Serdar
    Vocabulary is a crucial language structure that enables us to make sense of a language's conceptual world and rich semantic universe. During the language learning process, learners acquire these structures through textbooks. Frequency studies conducted on textbooks not only guide teachers and researchers on which words to introduce to students and why, but also enable the vocabulary teaching process to take place on a meaningful level. Based on this understanding, our study aimed to determine the frequency of vocabulary elements and grammatical patterns in the Turkish for Children (ÇİT) 1-2 textbooks, designed for use in teaching Turkish as a foreign language. In the study, data on vocabulary elements and grammatical patterns in Turkish for Children (ÇİT) 1-2 textbooks were collected through document analysis; content analysis was used for vocabulary analysis, and descriptive analysis was used to determine the frequencies of vocabulary elements and grammatical patterns. Inferences were made about vocabulary elements and grammatical structures in the study.
  • [ X ]
    Öğe
    Çocuk Edebiyatı Yazarı Gülten Dayıoğlu’nun Fadiş ve Dört Kardeştiler Adlı Öykü Kitaplarının Okunabilirlik Açısından Değerlendirilmesi
    (2024) Bulut, Serdar; Bilgiç, Nurşah
    Çocuklarda okuma alışkanlığı, çocukların okudukları kitaptan haz almasını sağlamaya yönelik önemli bir kazanımdır. Bebeklikten itibaren kitapla tanışan çocukların ilerleyen dönemlerde kitap okuma alışkanlığı da artar ve bu durum çocukların zekâ kapasitesinde ve dil-konuşma becerilerinde de olumlu etki yaratır. Çocukların okudukları kitaplar ise onların yaş düzeyine hitap eden kitaplar olmalıdır. Çocuk kitaplarının, çocukların yaş düzeyine uygunluğunu ölçmeyi hedef alan uygulamalardan birisi ilgili kitapların okunabilirlik düzeylerinin incelenmesidir. Türkiye’de okunabilirlik çalışmaları Ateşman’ın (1997) 1997 yılında yazdığı makalesiyle başlamıştır. Ateşman yaptığı incelemeler sonucunda Flesch’in okunabilirlik formülünün Türkçeye en yakın formül olduğu kanısına varmıştır. Ateşman’dan (1997) sonra Çetinkaya-Uzun (2010) ile Bezirci- Yılmaz’ın (2010) Yeni Okunabilirlik formülleri de okunabilirlik çalışmalarına katkı sağlamıştır. Bu çalışmada, Türkiye’de üç kuşağı eserleri ile büyüten çocuk edebiyatının en önemli yazarlarından Gülten Dayıoğlu’nun ‘Fadiş’ ve ‘Dört Kardeştiler’ adlı hikâye kitaplarının okunabilirlikleri incelenmiştir. Araştırmacı okunabilirlik incelemesi kapsamında hikâyedeki hece, kelime ve cümle sayılarını tespit etmiştir. Elde edilen verilere nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla ulaşılmıştır. Bu hikâyeler Ateşman’ın okunabilirlik formüllerine dayanarak analiz edilmiştir. Analizler yapılırken Gülten Dayıoğlu’nun ‘Fadiş’ ve ‘Dört Kardeştiler’ adlı eserlerinden toplamda 1500 sözcük baz alınmış, her bir sözcüğe düşen hece sayısı ve incelenen kısımda geçen toplam cümle sayısı hesaplanmıştır. Ayrıca baştan 500, ortadan 500 ve sondan 500 kelime kendi içinde ayrıca incelenmiş olup hece ve cümle sayıları tespit edilmiştir. Bu tespite ‘de, da, ki, ve, ile, ya da’ bağlaçları ve soru ekleri dâhil edilmemiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    Fars Kökenli İranlıların Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi B1 Seviyesinde Edat ve Bağlaçlarla İlgili Sözdizimsel Yazma Sorunları
    (2024) Bulut, Serdar; Bulut, Gamze; Dincel, Ömür
    Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen bireylerin, cümle düzeyinde karşılaştıkları ilk sorun Türk dilinin söz dizimidir. Bilindiği gibi dilimiz sonradan eklemeli diller kategorisinde olup söz dizimi ise “Özne, Nesne ve Yüklem” şeklindedir. Farklı yaşlardan ve farklı ülkelerden birçok öğrencilerin bir arada bulunduğu TÖMER’lerde ana dilleri ve cümle kuruluşları birbirinden farklı öğrenci grupları bir arada Türkçe öğrenmektedirler. Öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan biri de Türkçe cümle yazarken kendi dillerinin söz dizim kurallarına göre düşünüp Türkçe cümle yazmaya çalışmalarıdır. Çalışmamızda yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 seviyesindeki ana dili Farsça olan İranlıların Türkçe yazma becerisinde edat ve bağlaçlarla ilgili karşılaştıkları sorunları ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda yabancı dil olarak Türkçe öğrenen B1 seviyesindeki ana dili Farsça olan İranlıların yazma becerisinde edat ve bağlaçlarla ilgili karşılaştıkları sorunlar kendi içinde bölümlere ayrılıp ardından genel tespitlerde bulunmak amaçlanmıştır. Çalışmamız 2019-2020 ve 2020-2021 yıllarında Alanya’da özel kurslar ile Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi TÖMER’de B1 seviyesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen ana dili Farsça olan tüm İranlılar oluşturmaktadır. Nitel veri toplama tekniklerinden yararlanılarak oluşturulan bu çalışmada, Alanya’da ikamet eden, ana dili Farsça olan B1 seviyesindeki İranlı öğrenci ve kursiyerlerin yabancı dil olarak Türkçe öğrenirken yazma becerisinde yaşadıkları güncel problemler ele alındığı için çalışma, tarama modelli betimsel bir durum çalışmasıdır.
  • [ X ]
    Öğe
    Giresun ili Tirebolu ilçesi meskûn yer adları üzerine bir inceleme
    (2018) Bulut, Serdar; Albayrak, Osman; Oral, Mustafa; Bıçakcı, Cihat
    Yer adlarının veriliş şeklini, anlamını ve geçirmiş oldukları değişimi inceleyen bilim dalı olan toponomi (toponymie) ülkemizde pek çok alandan araştırmacıların ve konuya ilgi duyanların üzerinde çalıştığı bir disiplindir. Tarih, coğrafya ve özellikle edebiyat gibi çeşitli disiplinlerden pek çok araştırmacı bugüne kadar Türkiye toponomisi hakkında ulusal ve uluslararası çapta çeşitli eserler ortaya koymasına rağmen yer adlarının incelenmediği yörelerin sayısı bir hayli fazladır. Bu tür çalışmaların sayısının artırılması; ülkemizin tarihini canlı tutmak ve kültürel değerlerini korumak adına kanıt niteliğinde olacaktır. Giresun’un büyük ve tarihi ilçelerinden olan Tirebolu’nun yerleşim halinde olan 50 köy ve 7 mahallesi bulunmaktadır. Bu köylerin hepsinin kendine has isimleri mevcuttur. Geçmiş dönemlerde farklı medeniyetlere ve farklı kültürlere ev sahipliği yapmış olan ilçedeki yer adlarının isimleri eski yıllarda değişik şekillerde kullanılmış ve günümüze ulaşmıştır. Yer adları yörede yaşayan insanların tarihinden, kültüründen ve etnik kimliğinden izler taşımaktadır. Bu sebeple Türkiye sınırları içindeki yer adlarının şifrelerinin çözülmesi önemlidir. Çalışmada Tirebolu ilçesi içerisine yer alan meskûn yer adları üzerinde durulacaktır. Çalışmanın ana malzemesini oluşturan toplam yer adı sayısı 432’dir. Çalışmada tespit edilen tüm yer adları önce leksik-semantik açıdan tasnif edilecek, daha sonra ise hem yapı hem de köken bakımından ele alınacaktır. Sonuç bölümünde sınıflandırma neticesinde her maddeden ne kadar örnek tespit edildiği bir tablo şeklinde sunulmuştur. Çalışmanın sonunda ek olarak Tirebolu ilçe sınırlarında tespit edilen tüm yer adlarının yer aldığı bir indeks verilmiştir.
  • [ X ]
    Öğe
    GİRESUN İLİ VE YÖRESİ AĞIZLARINDA KULLANILAN GENİŞ ZAMAN ÇOKLUK I. ŞAHIS OLUMSUZLUK EKİ: {-mazu?/? ; -mezük/g}
    (2020) Bulut, Serdar
    Ağız araştırmaları, Derleme Sözlüğü ve Türkçe Sözlüğü zenginleştirdiği gibi Türk diline ek ve kök noktasında da katkılar sağlamaktadır. Zaman ekleri bu katkıların ilk akla gelenidir. Özellikle zaman ekleri noktasında Türkiye Türkçesi ağızları son derece zengin ve renklidir. Eski Türkçe döneminden standart Türkiye Türkçesi dönemine değin geçen süreçte zaman eklerinin değişiklikler gösterdiği ve geniş zamanı anlatmak için farklı yapıların kullanıldığı görülecektir. Çalışmamızda Giresun ili ve yöresi ağızlarında yer alan “-mazu?/? ; -mezük/g” geniş zaman çokluk birinci şahıs olumsuzluk eki üzerinde durulacaktır. Bu ekle ilgili halktan derleme yoluyla tespit edilen örnekler ayrıntılı şekilde verilecektir. Kıbrıs Türk ağızları başta olmak üzere Doğu Anadolu, Kuzey-Doğu Anadolu, Güney-Doğu Anadolu ve Orta Anadolu’nun bazı bölge ağızlarında tespit edilen -ı? / -ik ve –u? / -ük şahıs eklerinin özellikle yuvarlak ünlülü olarak Giresun ili ve yöresi ağızlarında -mAz olumsuzluk ekiyle birlikte varlığını devam ettirdiği görülür. Çalışmamız, Giresun ili ve yöresi ağızlarını ilgilendiren çalışmaların taranmasıyla ve kaynak kişilerden derlemeler yapılmasıyla oluşturulmuştur. Bilhassa kaynak kişilerden yapılan derlemeler, çalışmamızın ana hatlarını oluşturmaktadır.
  • [ X ]
    Öğe
    Göç, Göçebe, Göçer, Göçer evli/evlü, Göçer oba, Göçgün(cü)/Göçkün(cü), Göçmen/Göçmel ve Konargöçer/Göçerkonar Sözcükleri Üzerine Bazı Notlar
    (2021) Bulut, Serdar
    Göç olgusu özellikle ilk Türklerden beri var olan hatta destanlara konu olmuş bir olgudur. Göç insanın farklı coğrafyalar arasında bireysel yer değiştirme hareketi olarak görülebileceği gibi, özellikle savaş, kuraklık veya başka doğa olaylarının baskın olması durumlarında kitlesel düzeyde de gerçekleşebilmektedir. Asya bozkırlarından günümüz Yörük/Türkmen gruplarına gelinceye kadar Türk kültür tarihi incelendiği zaman Türklerin yaylak ve kışlaklar arasında belli döngülerle hareket halinde oldukları görülür. Bu hareket halindeyken hem hayvancılıkla uğraşmışlar hem de tarım yapmışlardır. Bu hareket çeşitli adlarla karşılanmış ama özellikle Yörük/Türkmen gruplar kendilerini konargöçer, göçerkonar, göçer gibi terimlerle ifade ederken konuya kavramsal açıdan yaklaşan araştırmacılar Türk tipi göç faaliyetlerini özellikle göçebe terimiyle karşılamaya çalışmışlardır. Bu terimler acaba Türk tipi göç faaliyetlerini karşılamada yeterli terimler midir? Konuyla ilgili Türkçe Sözlük, Derleme Sözlüğü ve Tarama Sözlüğü ile Eski Türkçe, Orta Türkçe ve Anadolu Türkçesi dönemi çalışmaları incelendiği zaman, “göçer, göçer evli/evlü, göçer oba, göçgün, göçkün, göçgüncü, göçküncü, göçmel” terimleri ile özellikle bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşenleri karşılayan “göçmen” sözcüğü de karşımıza çıkar. Uygur dönemi metinlerinde özellikle Köktürk harfli Taryat (Terhin) yazıtında ilk olarak “konar göçerim” şeklinde geçen sözcüğün zamanla farklı şekilleri nasıl oluşmuştur, bunlara dil kuralları içinde bakmak lazım. Çalışmamızda göç merkezli oluşan sözcüklerin tarihsel süreçlerine, etimolojik kökenlerine, kavramsal ve anlamsal boyutlarına bakılacak ve Türk kültür tarihi içinde tüm sözcüklerin benzerlik ve farklılık gösteren kısımlarına değinilecektir.
  • [ X ]
    Öğe
    GÖRME ENGELLİLERE VE İŞİTME ENGELLİLERE ANA DİLDE TÜRKÇE EĞİTİMİ VE YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİ ÜZERİNE YAPILMIŞ ÇALIŞMALARIN BİBLİYOMETRİK ANALİZİ
    (2023) Bulut, Serdar
    Türkiye’de görme engellilere ve işitme engellilere dil eğitimi ve dil öğretimi merkezli çalışmalar çok yoktur. Bu çalışmaları özellikle ana dilde Türkçe eğitimi ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi konularında sınırladığımız zaman çalışma sayısı daha da azalmaktadır. Bu çalışmada, görme engellilere ve işitme engellilere ana dilde Türkçe eğitimi ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi üzerine yapılan araştırmaların anahtar kelime, yazar, kullanılan metot, dil, üniversite, atıf ve benzeri yönlerden dağılımının incelenmesi ve yapılan incelemeyle ana dilde Türkçe eğitimi ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi üzerine yapılan araştırmalarının güncel durumunun tespiti amaçlanmıştır. Çalışmada bilimsel haritalama yöntemi olarak da bilinen bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, Türkiye merkezli dergilerde yayınlanan makaleler, sempozyumlarda tam metin bildiri olarak basılan bildiriler ve YÖK Tez Merkezinde yer alan lisansüstü tezler ele alınmıştır. Bunun için öncellikle Google Akademik veri tabanında ve YÖK Tez Merkezi sisteminde “görme engelliler, işitme engelliler, Türkçe eğitimi, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi” sözcükleriyle arama yapılmış, arama sonucunda 15 çalışma bulunmuştur. Bu çalışmalar, 2017-2022 yılları arasında yayınlanmıştır. Bu yayınlar, Vosviewer paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İncelenen yayınların; yayın türü, anahtar kelimeleri, atıf sayısı, yayın yapılan dergiler, yazarların kurumları haritalandırılmış, görselleştirilmiş ve yorumlanmıştır.
  • [ X ]
    Öğe
    İşitme engellilere yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde üç boyutlu teknolojilerin yeri
    (2018) Bulut, Serdar
    İşitme engellilere verilen dil eğitiminin belirli bir plan ve program dâ-hilinde olması gerekmektedir. Özel öğrenci kapsamında değerlendirilen işitme engelli öğrencilere verilen eğitim öğretim faaliyetlerinin amaca ulaşabilmesi için doğru ortamda doğru adımların atılması son derece önemli bir konudur. Eğitim öğretim ortamlarının hedefe uygun şekilde dizayn edilmesi ve üç boyutlu ma-teryallerle bu eğitim öğretim ortamlarının desteklenmesi hem ana dilde hem de yabancı dilde işitme engellilere dil öğretimini daha hızlı hâle getirecektir.Çağımız şartlarında engellilerle ilgili Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi adı altında yapılan birkaç çalışma dışında, engellilere yönelik yapılan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmalar da görme engellilerle alakalıdır. Yaban-cı dil olarak Türkçe öğretimi alanının son yıllarda yakaladığı ivmeyi düşünürsek, hele hele Türkçenin dünya dili yapılmak istendiği bir çağda engelli vatandaşlara da yabancı dil olarak Türkçenin öğretilmesi şarttır. Biz bu çalışmamızda sosyal sorumluluk kapsamında işitme engellilere ya-bancı dil olarak Türkçe öğretiminde teknolojinin gelişmesiyle beraber üç boyutlu teknolojiden ne oranda faydalanmak gerektiğini ve bu faydalanma sonucunda işitme engellinin Türkçeyi öğrenme düzeyinde eskiye oranla hangi farklılıkların olduğunu göstermeye çalışacağız. Üç boyutlu teknoloji yardımıyla oluşturulan materyaller, görsel ve yazılı basılı materyaller olarak ele alınacaktır. Özellikle eğitim öğretim faaliyetleri ile araç ve gereçler de bu çalışmalar içinde değerlen-dirilecektir. Bu çalışma sonucunda görsel ve yazılı basılı materyallerin eğitim öğretim faaliyetlerinde işitme engellilerin dil öğretimini ne oranda etkilediği de gösterilmeye çalışılacaktır. Görsel ve yazılı basılı materyaller bilgiyi somutlaş-tıracak ve işitme engellilerin yabancı dil olarak Türkçeyi, hızlı ve kalıcı şekilde öğrenmelerini sağlayacaktır.
  • [ X ]
    Öğe
    Usage Of Three Dimensional Technologies In Teaching Turkish To The People With Hearing-impaired
    (T.C. Milli Egitim Bakanligi, 2018) Bulut, Serdar
    Teaching language to the hearing impaired people must be within a certain plans and programs. In order to achieve the objectives of the educational activities of hearing impaired students which are considered under the special students, to take the right steps in the right environment is an extremely important issue. The educational environment must be appropriate to the target and supporting the teaching and learning environment with the three-dimensional materials will enable hearing disabled people to learn fast. Today, there are no studies for the disabled people besides a few studies regarding teaching Turkish to the hearing disabled people. These studies are concerned with visually impaired. Considering studies in recent years, if we want to make Turkish as a World language it is essential to teach Turkish as a foreign language for the disabled. In this article, within the scope of social responsibility teaching Turkish as a second language to the disabled, together with the development of teaching education we will try to show how to use the Three Dimensional Technology. Materials formed with the aid of three-dimensional technology, will be discussed in visual and written materials as printed. In particular, educational activities and tools and equipment will be assessed in these studies. At the end of the study, we will try to show how the disabled people learning percentage augmented after effectively usage of the printed 3d technologies. Visual and written information materials will make the information concrete and will enable hearing impaired to learn Turkish as fast as possible. © 2018. All Rights Reserved.

| Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi | Kütüphane | Açık Bilim Politikası | Açık Erişim Politikası | Rehber | OAI-PMH |

Bu site Creative Commons Alıntı-Gayri Ticari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile korunmaktadır.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, Alanya, Antalya, TÜRKİYE
İçerikte herhangi bir hata görürseniz lütfen bize bildirin

Powered by İdeal DSpace

DSpace yazılımı telif hakkı © 2002-2026 LYRASIS

  • Çerez Ayarları
  • Gizlilik Politikası
  • Son Kullanıcı Sözleşmesi
  • Geri Bildirim