Kırımlı, Sevde NurAydin, YenerKeskin, HilmiKuran, EmreAdıgüzel, AlimuratÇinan, KadirEğilmez, Mehmet Zübeyr2026-01-242026-01-2420263061-9904https://doi.org/10.18229/kocatepetip.1646651https://hdl.handle.net/20.500.12868/2862OBJECTIVE: This study aimed to retrospectively analyze the clinical characteristics, tumor types, sugical techniques used,and postoperative outcomes of patients who underwent surgery for chest wall tumors. MATERIAL AND METHODS: A total of 154 cases (92 males, 62 females; mean age: 42.39±19.44 years; range, 1-84 years) meeting the study criteria were retrospectively reviewed from a single-center study conducted between 2000 and 2023. The surgical methods were classified as “soft tissue excision (simple excision, including periosteal excision), rib resection, and combined rib+sternum resection”. The need for and types of reconstructive materials were also recorded. RESULTS: The most common presenting complaints were swelling (n=93, 60.3%) and pain (n=84, 54.5%). The most frequent tumor location was right chest wall (n=72, 46.7%). Among the surgical approaches, 37.6% (n=58) were soft tissue excisions, 29.8% (n=46) were rib resections, and 16.8% (n=26) were rib+sternum resections. The majority of cases (n=134, 87%) did not require reconstructive material, but the highest rate of reconstruction was associated with rib+sternum resection (p<0.05). Tumors were of soft tissue origin in 62.3% (n=96) and of bone-cartilage origin in 37.6% (n=58). Benign tumors accounted for 52%, while malignant tumors comprised 48%. The most common benign tumors were lipomas (8.5%), while the most frequent bone-cartilage benign tumors were chondromas (5.7%) and fibrous dysplasias (5.7%). Among malignant tumors, the most frequent soft tissue tumors were mesenchymal tumors (3.8%) and lymphomas (3.8%), while chondrosarcoma (4.5%) was the most common bone-cartilage tumor. No postoperative complications were observed in 95.5% of cases, no additional postoperative treatment was required in 74.4% of cases, and recurrence rate was 16.2%. CONCLUSIONS: The treatment and follow-up of chest wall tumors are critical for both primary and metastatic lesions. Reconstruction techniques and material selection are particularly important in cases requiring extensive resection such as rib+sternum resection.AMAÇ: Bu çalışmada, göğüs duvarı tümörleri nedeniyle cerrahi uygulanan hastaların klinik özellikleri, tümör tipleri, uygulanan cerrahi teknikler ve postoperatif sonuçlarının retrospektif olarak analiz edilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: 2000 ve 2023 yılları arasında tek merkezli çalışmada, çalışma kriterlerini karşılayan 154 olgu (92 erkek, 62 kadın; ortalama yaş: 42,39±19,44 yıl; dağılım, 1-84 yıl) retrospektif olarak incelendi. Cerrahi yöntemler “yumuşak doku eksizyonu (basit eksizyon, periost dahil eksizyon vb.), kaburga rezeksiyonu, kaburga+sternum rezeksiyonu” şeklinde detaylı olarak değerlendirildi. Rekonstrüksiyon gereksinimi olup olmadığı ve kullanılan materyal türleri kaydedildi. BULGULAR: Olgularda en sık geliş şikâyeti şişlik (n=93, %60,3) ve ağrı (n=84, %54,5) idi. Göğüs duvarı tümörlerinin en sık yerleşim yeri sağ göğüs duvarı (n=72, %46,7) idi. Uygulanan cerrahi yaklaşımların %37,6’sı (n=58) yumuşak doku eksizyonu, %29,8’i (n=46) kaburga rezeksiyonu ve %16,8’i (n=26) kaburga+sternum rezeksiyonu şeklindeydi. Olguların büyük çoğunluğunda (n=134, %87) rekonstrüktif materyal kullanım gereksinimi görülmedi; rekonstrüksiyon materyali kullanımı ise en çok kaburga+sternum rezeksiyonu uygulanan olgularla ilişkiliydi (p<0,05). Tümörlerin %62,3’ünün (n=96) yumuşak doku kökenli ve %37,6’sının (n=58) kemik kıkırdak kökenli olduğu görüldü. Olguların %52’sinin benign ve %48’inin malign olduğu tespit edildi. Benign tümörler arasında en sık lipom (n=12, %8,5), kemik-kıkırdak kökenli olarak ise kondrom (n=9, %5,7) ve fibröz displazi (n=9, %5,7) gözlendi. Malign göğüs duvarı tümörleri içinde en sık mezenkimal tümör (n=6, %3,8) ve lenfoma (n=6, %3,8), kemik-kıkırdak kökenli olarak ise kondrosarkom (n=7, %4,5) tespit edildi. Çoğu olguda (%95,5) postoperatif komplikasyon görülmedi. Postoperatif tedavi, olguların %74,4’ünde (n=115) gerekli olmadı ve nüks %16,2 oranında (n=25) görüldü. SONUÇ: Göğüs duvarı tümörlerinin tedavisi ve takibi, hem primer hem de metastatik lezyonlar açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle kaburga+sternum rezeksiyonu gibi geniş rezeksiyon gerektiren durumlarda rekonstrüksiyon yöntemleri ve materyal seçimi giderek önem kazanmaktadır.eninfo:eu-repo/semantics/openAccessThoracic SurgeryGöğüs CerrahisiCHEST WALL TUMORS AND SURGICAL APPROACHESGÖĞÜS DUVARI TÜMÖRLERİ VE CERRAHİ YAKLAŞIMLARArticle10.18229/kocatepetip.16466512713034