San, Mustafa KemalYıldırım, Emıne2026-01-242026-01-2420232757-9425https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1301719https://doi.org/10.11616/asbi.1327885https://hdl.handle.net/20.500.12868/3724Farklı kimliklerin tanınması ve kültürel farklara saygı gösterilmesini talep eden azınlık gruplarının ortaya çıkması, çok uluslu devletlerin birlikte yaşama sorununa çeşitli çoğulculuk ve çokkültürcülük politikaları geliştirmelerine neden olmuştur. Kanada ve Avustralya gibi ülkeler farklılıkları tanıyan ve “hoşgürü”yü içeren çokkültürcülüğü devlet politikası olarak kabul ederken, devlet yapısını çokkültürcü modele dayandırmayan Amerikan deneyiminde ise etnik, dini ve ulusal kimlikleri içinde eriterek yeni oluşumları ortaya çıkaracaklarına inandıkları eritme potası ve kültürel çoğulculuk gibi yaklaşımlarla bu sorunu çözmeye çalışmışlardır. Bu makalede, 2004 Amerikan yapımı olan, Paul Haggis’in yazdığı ve yönettiği Crash filmi metin söylem analizi bağlamında değerlendirilecektir. “En İyi Film, Orijinal Senaryo ve Kurgu” dallarında Akademi ödülünü almış olan “Crash” filminde vurgulanan çarpışma metaforuyla, esasında Amerika’nın bünyesinde barındırdığı farklılıkları Amerikan kimliğinde eritmeyi hedefleyen, eritme potasından kültürel çoğulculuğa yaklaşımlarının beklenilen neticeyi vermediği ortaya koyulmuştur.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessABDÇokkültürlülükEritme PotasıKültürel ÇoğulculukCrash FilmiEritme Potasından Kültürel Çoğulculuğa Amerikan Deneyimi: “Crash/ Çarpışma” Filmi Bağlamında Bir ÇözümlemeArticle10.11616/asbi.1327885233149615121301719